Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/13580 E. 2025/9376 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/13580
Karar No
2025/9376
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1683 E., 2021/1459 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; Sanık müdafiinin temyiz isteminin, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.10.2017 tarihli ve 2017/756 Esas, 2017/701 Karar sayılı dosyasında verilen hükme yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16.03.2018 tarihli ve 2018/237 Esas, 2018/534 Karar sayılı kararı ile, "Sanık ...'in kovuşturma aşamasında mahkeme huzurunda alınan savunmasında sara hastası olduğunu, devamlı ilaç kullandığını, kullandığı ilacın etkisinde olduğundan ne olduğunu da tam bilemediği şeklinde beyanlarda bulunmasına karşın TCK'nın 32. maddesi uyarınca suçu işlediği sırada akıl hastalığı veya zayıflığı nedeni ile eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltılacak şekilde akıl hastalığının ve ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmediği, bu kapsamda belirtilen rahatsızlığı bulunduğunu belirten sanığa CMK'nın 150. maddesi uyarınca müdafii tayin edilmesi gerekirken CMK'nın 289/1-e. maddesi uyarınca duruşmada kanunen hazır bulunması gereken müdafii yokluğunda yargılama yapılıp karar verilmesi," gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’unun 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16.03.2018 tarihli ve 2018/237 Esas, 2018/534 Karar sayılı kararının; bozma üzerine İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2019 tarihli ve 2018/561 Esas, 2019/523 Karar sayılı kararının; bu karara ilişkin yapılan istinaf incelemesi sonucunda verilen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 26.10.2020 tarihli ve 2019/2952 Esas, 2020/1973 Karar sayılı bozma kararının ve bu ikinci bozma kararı üzerine verilen İzmir 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/641 Esas, 2021/174 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/13580, K. 2025/9376, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-13580-e-2025-9376-k-5957710ab80c