Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/16047 E. 2025/10186 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/16047
- Karar No
- 2025/10186
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1299 E., 2020/58 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz istemlerinin incelenmesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16.01.2020 tarihli ve 2019/1299 Esas, 2020/58 Karar sayılı kararının sanık ve müdafîi tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-b maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından sanık ve müdafîinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafîinin temyiz istemlerinin, sanığın atılı suçu işlediğine dair dosya kapsamında somut ve inandırıcı bir delil bulunmadığına zararın bir kısmının sanık tarafından karşılanmış olması sebebiyle TCK'nın 168/4. maddesinin uygulanması gerektiğine, sanığın temyiz isteminin ise aleyhine bir delil bulunmadığına ve suça konu malzemelerin başkası tarafından kendisine getirilmiş olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK'nın 142/2-h ve 143/1. maddelerinde düzenlenen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/10/2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafîi atanması gerektiği, her ne kadar sanık son celsede müdafîi ile duruşmaya katılmışsa da, esas hakkında savunması alınırken müdafîinin huzurunda ve tüm yasal hakları yeniden hatırlatılarak ifade vermesi gerektiği gözetilmeden 21.09.2021 tarihli duruşmada müdafîisi olmadan savunması alındıktan ve ek savunmasının zorunlu müdafîi huzurunda alındığı 07.03.2019 tarihli duruşmada sanığa iddianame okunmadan ve 5271 sayılı Kanun'un 147 ve 191. maddelerindeki haklar da hatırlatılmadan yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.