Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/13452 E. 2025/10112 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/13452
- Karar No
- 2025/10112
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/413 E., 2021/413 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-g maddesinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında bu hükümlerin de temyizi mümkün olmadığından, katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin, suçu işlediği sabit olan sanık hakkında tanıklar dinlenmeden eksik inceleme sonucunda verilen beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2018/531 Esas, 2019/982 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.01.2020 tarihli ve 2020/204 Esas, 2020/230 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükmün, olay yeri yakınından temin edilen CD'lerdeki görüntüler ile sanığın fotoğrafları arasında uzman bilirkişilerce karşılaştırma yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılmak suretiyle taraflar da çağrılıp deliller değerlendirilerek sonucuna göre İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden hüküm kurulması veya duruşma neticesinde istinaf başvurusunun esastan reddine ya da düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi veya hukuka aykırılığın niteliğine göre duruşma açılmasını dahi gerektirmeyecek bir hukuka aykırılığın bulunması durumunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma yerine düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi yerine bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 24.01.2020 tarihli ve 2020/204 Esas, 2020/230 Karar sayılı Kararı ile bozma kararı üzerine verilen Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2020 tarihli ve 2020/136 Esas, 2020/578 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılmak suretiyle taraflar da çağrılıp deliller değerlendirilerek sonucuna göre İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden hüküm kurulması veya duruşma neticesinde istinaf başvurusunun esastan reddine ya da düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi veya hukuka aykırılığın niteliğine göre duruşma açılmasını dahi gerektirmeyecek bir hukuka aykırılığın bulunması durumunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma yerine düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, 2. 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h. maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.