Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/3080 E. 2025/10126 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3080
Karar No
2025/10126
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2025 E., 2020/146 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suç ve cezanın orantılılığı ilkesine aykırı olarak cezalandırıldığına, hapis cezasının bu ilkeye aykırı olarak üst sınırlardan verildiğine; katılan vekilinin temyiz isteminin ise sanığa alt sınırdan uzaklaşılarak daha fazla ceza verilmesi gerekirken alt sınırdan ceza verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafiinin huzurunda iddianame ve ekleri okunarak, tüm yasal hakları yeniden hatırlatılarak esas hakkında savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden müdafii hazır bulundurulmadan sanığın savunması alınıp hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca, dosyanın gereği için ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/3080, K. 2025/10126, T. 27.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2023-3080-e-2025-10126-k-82e6eed08292