Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/13318 E. 2025/15670 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/13318
- Karar No
- 2025/15670
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/910 E., 2021/2960 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan şirket vekilinin temyiz isteminin, sanığın ikrarı ile suçta kullanılan aracın sanığa ait olduğunun sabit olduğuna, sanığın beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın aracını aile bireylerinden oluşan hırsızlık çetesine kullandırdığına, sanığın en ağır hadden cezalandırılmasının gerektiğine ilişkin olduğu; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sadece beraat eden sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre katılan şirket vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/4. maddesinde yer verilen; “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h. maddesi gereği hüküm fıkrasına; “sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 4.080,00 TL maktu vekâlet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 24. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.