Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/13146 E. 2024/15626 K.

Konu: Karşılıksız Yararlanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/13146
Karar No
2024/15626
Karar Tarihi
Konu
Karşılıksız Yararlanma

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2621 E., 2021/1674 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin; tüketilen enerji miktarının az olduğu ve sanığın kaçak elektrik tükettiğine ilişkin olduğu, sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket etmediğine dair belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında, abonesiz fakat sayaçlı olarak kaçak elektrik kullandığının tespit edildiği, ancak sanığın suça konu yeri yaklaşık 15 gündür kullandığına dair savunması ve kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda zati sayaca tüketimin belirlenmesini engelleyecek nitelikte müdahalede bulunulduğuna dair bir kanaat bildirilmemesi karşısında, sanığın suça konu yeri kira başlangıç tarihi olan 01.02.2016 tarihinden itibaren fiilen kullanıp kullanmadığı kolluk araştırması ve gerekirse tanık beyanları ile tespit edilerek ve savunması doğrultusunda 15 gündür kullanmakta olduğunun tespiti halinde tüketimin kullanım süresiyle uyumlu olup olmadığı hususunda bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre tüketimin kurulu güç ile uyumlu olması nedeniyle karşılıksız yararlanma kastı bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekeceği, savunmasının aksine uzun süredir (kira başlangıç tarihinden beri) kullandığının tespiti halinde ise dosyada mevcut bilirkişi raporu doğrultusunda tüketim ve fiili kullanım süresi uyumlu olmadığından sanığın karşılıksız yararlanma kastının bulunduğu kabul edilerek bu kez 6352 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “Bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, somut olayda da bu açıklamalar ışığında sanığa soruşturma aşamasında usulünce ödeme ihtarı yapılmamış olması ve sanığın kovuşturma aşamasında kurumun bildirdiği zararı tamamen giderdiği anlaşılmakla sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği düşünülmeden sanık hakkında eksik kovuşturmayla ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmesine, 24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/13146, K. 2024/15626, T. 24.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-13146-e-2024-15626-k-21d72e449056