Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/13120 E. 2025/9859 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/13120
- Karar No
- 2025/9859
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2016 E., 2021/1547 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2018 tarihli ve 2017/244 Esas, 2018/516 Karar sayılı dosyasında sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/3 ve 62. maddeleri uyarınca verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasına yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 28.02.2019 tarihli ve 2019/226 Esas, 2019/526 Karar sayılı kararı ile, "Katılan Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş Petrol İşletmeleri Bölge Müdürlüğü(Botaş)'ın İlk Derece Mahkemesine gönderdiği 24.05.2018 tarihli yazıda hırsızlık suçu nedeniyle petrol boru hattının 50 saat 20 dakika kullanım dışı kaldığının belirtildiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/5. maddesi kapsamında kamu hizmetinin aksayıp aksamadığı bu kapsamda enerji naklinin aksayıp aksamadığının belirtilmediği dosya kapsamından anlaşılmakla; bu hususların katılan kurumdan aldırılacak cevabi yazı ile tespiti sağlandıktan sonra sanık hakkında aynı Kanun'un 142/5. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağı hususunun değerlendirilmemesi" nedeni ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, zira her ne kadar 5271 sayılı Kanun'un 289 ve 280. maddeleri uyarınca hükümlerin bozulmasına karar verilmiş ise de, bozma nedeni olarak gösterilen hukuka aykırılığın bu maddeler kapsamına girmediği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 28.02.2019 tarihli ve 2019/226 Esas, 2019/526 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Osmaniye 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2019 tarihli ve 2019/184 Esas, 2019/156 Karar sayılı kararının, yine bu karar üzerine verilen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 11.02.2020 tarihli ve 2020/316 Esas, 2020/303 Karar sayılı bozma kararı ile bozma üzerine verilen Osmaniye 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2020 tarihli ve 2020/85 Esas, 2020/187 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.