Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/12670 E. 2025/6172 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12670
- Karar No
- 2025/6172
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI: 2021/2202 E. 2021/1943 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Adana 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2018/193 Esas ve 2019/338 Karar sayılı dosyasından sanık hakkında verilen beraat hükmüne yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.10.2020 tarihli ve 2019/3843 Esas ve 2020/1819 Karar sayılı kararı ile ''sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği ' gerekçesi ile sanık hakkındaki hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma kararı üzerine Adana 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2021 tarihli ve 2020/419 Esas ve 2021/ 551 Karar sayılı kararının 2. kez istinaf edilmesi üzerine bu kez Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 26.10.2021 tarihli ve 2021/2202 Esas, 2021/1943 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ancak verilen bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, bozma nedeni olarak gösterilen ve yukarıda sayılan hukuka aykırılığın bu bent kapsamına girmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek;Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 20.10.2020 tarih 2019/3843 Esas, 2020/1819 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Adana 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2021 tarih 2020/419 Esas, 2021/551 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.