Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/12385 E. 2025/6331 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/12385
- Karar No
- 2025/6331
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/115 E., 2021/264 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2019 tarihli ve 2017/1029 E., 2019/588 K. sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 09.09.2020 tarihli ve 2019/2129 E., 2020/1393 K. sayılı kararı ile "...sanık ...'na isnat olunan ve hükümlülüğüne karar verilen 5237 sayılı TCK'nun 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu için ön görülen ceza süresinin asgari haddinin 5 yıl olduğu ve sanığın en azından sorgusunun bizzat huzurda yapılmasının gerektiği ve yasal istisnaların da bulunmadığı gözetilmeksizin, sorgusu için duruşmada kanunen hazır bulunması gereken kişilerden olan sanığın huzurda sorgusu yapılmaksızın hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK'nun 193/1, 196/2 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması, ... " gerekçesi ile sanık hakkındaki katılana yönelik hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği anlaşılmakla, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 09.09.2020 tarihli ve 2019/2129 E., 2020/1393 K. sayılı kararı ile bozma üzerine Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2020 tarihli ve 2020/463 E., 2020/528 K. sayılı kararlarının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hükümler kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.