Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/11729 E. 2022/20279 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11729
- Karar No
- 2022/20279
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi) Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Ayrıntıları, Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 tarihli, 2008/9-7-56 ve 13.05.2008 tarihli, 2008/10-101-113 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kendisine müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, müdafiye yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı; somut olayda, sanığın atanan müdafiiden haberinin bulunmadığı ve kararın atanan müdafii tarafınca süresi içerisinde temyiz edilmediği gibi sanığa da tebliğ edilmediği, açıklanan nedenlerle karara karşı temyiz süresinin, kısa kararın sanık müdafiine tefhiminden itibaren başlamayacağı, 21/12/2005 tarihinde müdafiinin yüzüne karşı sanığın ise yokluğunda verilen karara karşı sanığın öğrenme üzerine dosyaya sunmuş olduğu 12/12/2006 tarihli dilekçesiyle temyiz ve eski hale getirme talebinde bulunduğu anlaşılmakla; sanığın eski hale getirme talebinin kabulüyle anılan temyiz isteminin süresinde olduğu ve 5271 sayılı CMK’nın 42. maddesi uyarınca hükmün temyizi aşamasında ileri sürülen eski hale getirme istemi hakkında karar verme yetkisi Yargıtay ilgili ceza dairesine ait olduğundan bu konuda mahkemece verilen 23/11/2020 ve 08/03/2021 tarihli ek kararların da yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın 24/11/2003 tarihinde, gündüz saat 17.30 sıralarında müştekinin iş yerine müşteri gibi gelip suça konu cep telefonunun fiyatını sorduktan sonra müşteki tarafından iş yerindeki tezgah üzerine çıkarılan bu cep telefonunu çalması şeklindeki eyleminin, 765 sayılı TCK’nın 491/3. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğunun anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7. ve 5252 sayılı Kanun’un 9. maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede, dava zamanaşımı bakımından, 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Kanun’un 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli dava zamanaşımının, 21/12/2005 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 05/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.