Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/11525 E. 2025/8236 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/11525
Karar No
2025/8236
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/595 E., 2020/461 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

I-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümler yönünden temyiz istemlerinin incelenmesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/595 Esas, 2020/461 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri ile sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen;“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafileri ile sanık ... müdafinin temyiz nedenlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE, II- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin, somut delil bulunmadığına, hükmün usûl ve yasaya aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın beraat etmesi gerektiğine, hırsızlık yapmadığına, sanık hakkında TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında iddianame ile şikâyetçiye yönelik eylemleri hakkında 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 143, 116/2-4, 119/1-c, 151. maddeleri gereğince iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan dava açıldığı ve Gaziosmanpaşa 20.Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2019 tarihli kararı ile sanıklar ..., ..., ... hakkında 1 yıl 8 ay hapis cezası verildiği, sanıkların bu kararı istinaf ettiği ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin 10.11.2020 tarihli, 2020/595 esas sayılı ilâmı ile sanıklar hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği hâlde, sanıklar ..., ..., ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden bir karar verilmemiş ise de, zamanaşımı içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara atanan zorunlu müdafiinin hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı 16.05.2019 tarihli oturumda hazır bulundurulmadan hükümler kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ile sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Gaziosmanpaşa 20. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/11525, K. 2025/8236, T. 06.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-11525-e-2025-8236-k-cc8ef1c51a8b