Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/11282 E. 2025/8020 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11282
- Karar No
- 2025/8020
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/960 E., 2021/88 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması, bozma 1. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlara yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafilerinin temyiz isteminin "sanığın atılı suçu işlemediğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin delilin bulunmadığına, suçun unsurları itibariyle oluşmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "araç sahibi ...'i arayan ve ısrarla aracı talep eden kişinin ... olduğuna, sanığın olay mahalline varıldığı zaman ...'ya seslendiğine ve ona bakmak için diğer kişilerin yanından uzaklaştığına, sanığın hırsızlık amacıyla olay yerine gitmeyip hırsızlık yapılacağından haberinin olmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın hırsızlık suçuyla alakasının bulunmadığına, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ... hakkında kurulan hükümde, tekerrüre esas alınan ilâmın aynı Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olduğu ve karar tarihinin 13.01.2014 olduğu, 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesindeki değişiklik ve anılan Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddesindeki düzenleme karşısında; bu ilâm yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı, ilamın tekerrüre esas teşkil edip etmeyeceği hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlarda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, 2. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre; sanığın karar tarihinden önce, 23.01.2020 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca, ölüm nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince ölüm nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.