Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/10803 E. 2025/7476 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2022/10803
Karar No
2025/7476
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3101 E., 2020/2393 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması, temyiz isteminin reddi 1. Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin incelemesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 24.11.2020 tarihli ve 2019/3101 Esas, 2020/2393 Karar sayılı kararının sanık müdafiinin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, 2. Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik temyiz isteminin incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil elde edilmediğine, katılanın soyut beyanından başka dosyada herhangi bir delilin bulunmadığına, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın suç işleme kastının olmadığına, sanığın zararı karşılayacağını beyan etmesine rağmen yeterli sürenin tanınmadığına, sanık lehine olan hükümlerin uygulanmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında, hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Edirne 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2022/10803, K. 2025/7476, T. 28.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2022-10803-e-2025-7476-k-78b2af181074