Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/59 E. 2024/10093 K. – Silahla Yağma

Konu: Silahla Yağma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2023/59
Karar No
2024/10093
Karar Tarihi
Konu
Silahla Yağma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1369 E., 2022/811 K. SUÇ : Silahla yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık müdafii duruşmalı temyiz inceleme talebinde bulunmuş ise de, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun’un (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci maddesi uyarınca takdiren duruşma taleplerinin REDDİNE, 5271 sayılı Kanunu’nun 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ancak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.” denilmektedir. Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir. Hâkim indirim oranını aynı sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34, 223, 230 ve 289 uncu maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır. Öte yandan hâkim, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla, kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır. Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, 1-Sanığın katılanın pantolunundan 238,00 TL parasını alması nedeniyle, suç tarihi olan Haziran 2020 tarihi itibarıyla paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, sanığa verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 150 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre değer azlığı indiriminin yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ve 2-Sanığın katılana yönelik cebir eyleminin katılana ait tek katlı, tek odalı konutun içinde mi yoksa dışında gerçekleştiğinin katılandan ayrıntılı olarak sorulması gerektiği ve eylemin konutun dışında gerçekleştiğinin kabulü halinde de; Jandarma olay yeri inceleme raporu ve olay yeri krokisinde evin bahçesinin eklenti niteliğinde olup olmadığı belirtilmediğinden, gerekirse keşif yapılmak suretiyle eylemin gerçekleşmiş olduğu yer tespit ettirilmek suretiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d bendinin) uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 ncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince gereğinin ifası için, Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 03.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/59, K. 2024/10093, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2023-59-e-2024-10093-k-9a21f0e6bf9b