Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/1072 E. 2025/2510 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1072
- Karar No
- 2025/2510
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2535 E., 2019/1147 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi beraat kararları kaldırılarak mahkûmiyet hükümleri kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk derece mahkemesince hırsızlık ve konut dokunulmazlığının suçlarından sanık hakkında beraat kararı verildiği, katılanın istinaf talebi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ilk derece mahkemesi kararları kaldırılıp, sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından mahkûmiyetine hükmedildiği anlaşılmakla, hükümlerin temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın, atılı suçu işlediğine dair tek delilin, 9 yaşındaki iki çocuğun, olaydan 4 gün sonra sanığı apartmana girerken gördüklerine ilişkin teşhisi olduğuna, yaşları itibari ile tanıkların yönlendirmeye açık olduğuna, adlî sicil kaydında yer alan eski mahkûmiyetleri nedeniyle bu suçun sanığa isnad edildiğine, bilirkişi raporunda görüntülerdeki şahıslardan birinin sanık olduğuna ilişkin somut veri bulunmadığının belirtildiğine, yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 11.09.2017 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu Formunda ''...dairenin kapı ve pencelerinde herhangi bir zorlama izinin bulunmadı...'' şeklindeki tespit karşısında sanığın, daire kapısını bir şekilde açıp içeri girerek suça konu ziynet eşyalarını çalması şeklindeki eylemi 5237 sayılı TCK'nun 142/2-d-h maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu halde aynı Kanun'un 142/2-h maddesi ile uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uygulanıp ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre cezanın infaz edilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, ancak 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına mahkemesince karar verilemeyeceği, bu hususun 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz hakiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümden “.. cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," ilişkin kısımların çıkartılmasına karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1 maddesi uyarınca Kayseri 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.