Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2022/10223 E. 2023/3469 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/10223
- Karar No
- 2023/3469
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/631 E., 2021/769 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
A. Sanık ...'in Temyiz İstemi Yönünden; İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli ve 2021/631 Esas, 2021/769 Karar sayılı kararının hükümlü ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Dairemizin 26.05.2021 tarihli ve 2020/11557 Esas, 2021/10627 Karar sayılı kararındaki, sanık ... hakkındaki bozmanın, aynı suçu işleyen ve verilen kararı temyiz etmeyerek hakkındaki hüküm kesinleşen hükümlü ...'e sirayet ettirilmesinin, hükümlü ...'e bozmadan sonra verilen 16.11.2021 tarihli hükmü temyiz hakkı vermeyeceği ve sirayet müessesesinin yasal sonucu gereği hükümlünün bu hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından, hükümlünün temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Hakkında Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, B. Sanık ...'in Temyiz İstemi Yönünden; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.12.2015 tarihli ve 2015/41840 Esas No'lu iddianamesi ile sanık hakkında olay günü, gece sayılan saat 19.25 sıralarında, şikâyetçinin evinin önüne park ettiği motosikletini çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d, 143. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli ve 2015/911 Esas, 2016/21 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 35 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. 3. Anılan kararın sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 26.05.2021 tarihli ve 2020/11557 Esas, 2021/10627 Karar sayılı kararı ile, sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve teşebbüs hükümlerinin uygulanmaması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde, İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/631 Esas, 2021/769 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e, 143/1 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına ve re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, diğer sanık ... ile birlikte, şikâyetçinin bir yere kilitlemeden park ettiği motosikletini gece sayılan saatte çaldığının tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2.Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir. 20.12.2015 tarihli Kolluk Tutanağı ile aynı tarihli Görgü ve Tespit Tutanağı dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Yargılama sürecinde aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın, suça konu motosikletle birlikte kesintisiz takip olmaksızın 200 metre mesafede yakalandığı, bu suretle eylemin tamamlandığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; B. Bozma öncesi yapılan yargılamada, sanığın neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı, sanık hakkında bozma sonrası tayin olunan 3 yıl 9 ay hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sonuç olarak 2 yıl 1 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, kanun maddesinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi yerine, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi olarak belirlenmesi ve kazanılmış hakka konu olan cezanın 2 yıl 1ay hapis cezası olarak kabul edilmesi nedeniyle, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde B bendinde yer alan nedenle İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/631 Esas, 2021/769 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümde kazanılmış hak uygulamasının yapıldığı paragrafın çıkarılarak yerine "1412 sayılı Kanun'un 326. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının, 2 yıl 1 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.