Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/9098 E. 2023/1198 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9098
Karar No
2023/1198
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/179 E., 2016/256 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2016 tarihli ve 2016/18432 Esas, 2016/14717 İddianame numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında şikâyetçilere yönelik hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-b maddesi gereğince ikişer kez cezalandırılmalarına ve aynı Kanun'un 53/1 maddesi gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi istemiyle kamu davaları açılmıştır. 2.İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2016/179 Esas, 2016/256 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-b maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası, şikâyetçi ... yönelik hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-b ve 35/2 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 53/1 maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıkların temyiz istekleri; haklarında verilen mahkûmiyet kararlarını temyiz etme iradelerinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR Olay günü Sultanahmet Semtinde tramvayda yolculuk yaptıkları sırada güven timleri şube müdürlüğünde görev yapan polis memuru tanık M.A.'nın sanıkları gördüğü, daha önce hırsızlık suçlarından dolayı haklarında işlem yapılması nedeniyle sanıkları tanıdığı ve onları takip ettiği, Sirkeci durağında sanıkların tramvaydan inmesi nedeniyle adı geçen polis memurunun da tramvaydan indiği, sanıkların tramvay durağının yakınındaki "Apayrı" isimli giyim mağazasına girdikleri ve kısa bir süre sonra mağazadan çıkarak Eminönü İskelesine doğru hızlı adımlarla gittikleri, tanık M.A.'nın sanıkların bir olaya karışmış olmalarından kuşkulanarak Eminönü iskelesi civarında bulunan polis memurlarını arayarak sanıkları tarif ettiği, kısa süre içinde sanıkların polis memurları tanıklar F.B., M.A. ve A.Ç. tarafından Harem Vapur iskelesinin yakınlarında yakalandıkları ve Sirkeci Polis Merkezi Amirliğine götürüldükleri, yapılan üst aramalarında sanık ...'in üzerinden cüzdan ile çok sayıda Türk parası ve yabancı paranın çıktığı, bu işlemler sırasında polis merkezine Sirkeci'deki mağazadan paraları ve cüzdanı çalınan şikâyetçi Rozalina Kobla ile Mahmutpaşa'da bulunan "Yumurcak" isimli mağazadan cüzdanı ve paraları çalınan şikâyetçi ...'un geldikleri ve hırsızlık suçunun mağdurları olarak şikâyetçi oldukları, Rozalina Kobla'nın sanık ...'in üzerinden çıkan cüzdanın ve paraların kendisine ait olduğunu beyan ettiği, ayrıca bu şikâyetçinin çalındığını belirttiği paralar çıkarıldıktan sonra kalan paranın miktarı ile şikâyetçi Sarhan'ın çalındığını belirttiği para miktarının örtüştüğü, sanık ...'in şikâyetçi Sarhan'a ait olan cüzdanı içindeki paraları aldıktan sonra bir başka mağazadaki satışa sunulmuş çantanın içine bıraktığını söylemesi üzerine, bu mağazaya gidildiği ve sanık ...'in gösterdiği çantanın içinde söz konusu cüzdanın ele geçirildiği, şikâyetçilerin beyanları, kolluk tutanakları ve sanık ...'in ikrarı ile belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Sanıkların "Apayrı" isimli giyim mağazasında, şikâyetçi ...'nın kol çantasından cüzdanını çaldıktan sonra mağazadan çıkıp uzaklaştıkları sırada, kolluk görevlisi tanık M.A'nın eylemi görmediği ve henüz eylemden kimsenin haberdar olmadığı halde, sanıkların hareketlerinden şüphelenerek diğer kolluk görevlilerince kesintisiz takip olmaksızın sanıkları yakaladıkları anlaşılmakla, şikâyetçi ...'ya yönelik eylemin de tamamlandığı gözetilmeden yazılı şekilde teşebbüs hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2016/179 Esas, 2016/256 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/9098, K. 2023/1198, T. 14.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2021-9098-e-2023-1198-k-59df6607114f