Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/7747 E. 2023/388 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7747
- Karar No
- 2023/388
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/200 Esas, 2016/397 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 62, 53 ve 58/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1) Katılan ...’nun ... ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Bölümünde hemşire olarak görev yaptığı, olay günü mesai arkadaşları olan tanıklar ... ve ... ile birlikte oturduğu sırada bölümde hemşireler için ayrılmış olan ve eşyalarının bulunduğu odanın kapı sesini duyduğu, arkadaşlarıyla birlikte odaya bakmaya gittiği, kilitli olmayan dolaptaki çantasına baktığında cüzdanının olmadığını fark ettiği, daha sonra tekrar odadan çıktığı, bir kaç dakika sonra yine odanın kapı sesini duyduğu ve hızlıca odasına gittiği, odada sanık ...’ın olduğunu gördüğü, çantasını tekrar kontrol ettiğinde cüzdanının çantasına bırakılmış olduğunu fark ettiği, sanığa "Az önce cüzdanı sen mi aldın" diye sorduğu ancak sanığın inkar ettiği ve odayı terk ettiği, olay sonrasında cüzdanını kontrol eden katılanın cüzdandaki 300 TL parasının olmadığını fark ettiği; kamera görüntüleri izlenince sanığa ulaşıldığı, sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmediği, açıklanan hususların katılanın aşamalardaki beyanları, tanıkların beyanları ile sanığın hırsızlık suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 2) Sanığa ait adli sicil kayıtları ile sanığın suça konu hemşire odasına girip çıktığına dair görüntüleri (Bu süre zarfında sanıktan başka, suça konu odaya girip çıkan olmadığı görüntülerden anlaşılmaktadır) dosya içerisinde mevcuttur. IV. GEREKÇE Eylemin bina vasfındaki ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Bölümündeki hemşire odasında gerçekleştiği anlaşılmakla, kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h madde ve fıkrası ile uygulama yapılmasında isabetsizlik görülmemiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi, tekerrüre esas alınan ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/203 Esas 2015/742 Karar sayılı mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165. maddesinin birinci fıkrasında yazılı ''Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi'' suçuna ait olduğu ve 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, 5237 sayılıTürk Ceza Kanunu’nun 165. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı ve sanığın başka da tekerrüre esas alınabilecek sabıkası olmadığının anlaşılması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2016/200 Esas, 2016/397 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.