Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/22758 E. 2023/10020 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22758
- Karar No
- 2023/10020
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2014/795 E., 2016/55 K. KATILANLAR :..., ..., ... SUÇTAN ZARAR GÖREN : ... SUÇLAR :Mala zarar verme, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER :Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat, mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER :Sanık ..., suçtan zarar gören ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, düşme, onama, bozma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suçtan zarar gören ... vekilinin dilekçesinin içeriğine göre, sadece kamu malına zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki beraat, suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması, sanık ... hakkındaki mahkûmiyet kararlarını temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede; 1-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik olarak suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz talebi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın istem gibi, incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 2.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında, kamu malına zarar verme suçundan verilen beraat kararına yönelik olarak suçtan zarar gören İçişleri Bakanılığı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a ve 31/3. maddelerinin gerektirdiği cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık asli zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan, olayın yaşı büyük sanığı ... hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 18.01.2016 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 3.Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 18.06.2014 tarihinde kabul edilip 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen ... miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir ... olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde ödenmeyen adlî para cezalarının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına ” ilişkin bölümün hüküm fıkralarından çıkarılarak, yerine “ödenmeyen adlî para cezalarının 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infazına” karar verilmek suretiyle diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 4.Sanık ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet kararına yönelik sanık ve suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ; Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ve 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu belirlenen şikâyetçi İçişleri Bakanlığının, duruşmadan usûlüne uygun haberdar edilmediği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan iade işlemi üzerine şikâyetçi Bakanlık vekilinin 30.03.2021 tarihli dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, şikâyetçi kurumun 5271 sayılı Kanun'un 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Kamu malına zarar verme suçu yönünden suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve şikâyetçi ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.