Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/20708 E. 2024/10209 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20708
- Karar No
- 2024/10209
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ve o yer Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama - Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 143. maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası üzerinden aynı Kanun’un 35. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılırken 2 yıl 4 ay 3 gün hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 3 ay 3 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. I. Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olduğu, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesindeki değişiklik ve anılan Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddesindeki düzenleme karşısında; bu ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı ve ilamın tekerrüre esas teşkil edip etmeyeceği hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II. Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.07.2010 tarihli ve 2010/241 Esas, 2010/469 Karar sayılı ilamının, sanığın 18 yaşından küçükken işlediği suç nedeniyle mahkumiyetine ilişkin olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 58/5. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başka bir hükümlülük kararının da bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkralarından 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III. Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde, 1. Suça konu televizyonun katılanın iş yerinin deposundan çalınmaya teşebbüs edildiği olayda, Dairemizin 28.02.2019 tarihli bozma ilamı sonrası olay yerinde yapılan keşifte, olay yerinin üç katlı binanın zemin katında bulunan beyaz eşya deposu olduğunun, depoya sadece iş yeri sahipleri ve görevlilerin girebildiğinin belirlenmiş olması, katılanın da olay yerini depo olarak kullandıklarını, atıl olmadığını beyan etmiş olması karşısında, iş yerinin eklentisi niteliğinde olmayan ve herhangi bir ticari faaliyet sürdürülmeyen bina niteliğindeki yerin iş yeri olarak sayılayamayacağı dikkate alınarak, unsurları itibariyle oluşmayan iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan dolayı sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulması, 2. Kabule göre de; a) Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.07.2010 tarihli ve 2010/241 Esas, 2010/469 Karar sayılı ilamının, sanığın 18 yaşından küçükken işlediği suç nedeniyle mahkumiyetine ilişkin olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 58/5. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başka bir hükümlülük kararının da bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, b) Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilamın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olduğu, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesindeki değişiklik ve anılan Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddesindeki düzenleme karşısında; bu ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, c) Gerekçeli karar başlığında suç adının nitelikli iş yeri dokunulmazlığının ihlâli yerine nitelikli konut dokunulmazlığının ihlâli olarak hatalı yazılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.