Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/20358 E. 2024/14277 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20358
- Karar No
- 2024/14277
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3052 E., 2019/372 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar verme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I.Sanık hakkında kamu malına zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz nedenlerinin incelenmesinde; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz temyiz nedenlerinin incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uygulanırken; gerekçe kısmında uygulanmadığı belirtilerek çelişkiye sebebiyet verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek, anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Gerekçeli kararın gerekçe bölümünde sanığın yargılama sürecindeki davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak, sanığın cezasında takdiri indirime ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığının belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında sanığın suç işleme konusundaki eğilimi nedeniyle takdiri indirime ilişkin aynı Kanun'un 62/1.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulması, 2-Sanığın tekerrüre esas alınan Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.06.2013 tarihli ve 2013/201 Esas, 2013/621 Karar sayılı, 18.06.2015 tarihinde kesinleşen ilamında iki ayrı suçtan hükümlülük kararı bulunması karşısında; 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi gözetilerek, en ağır cezaya ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerekirken, ilamın tamamının tekerrüre esas alınması ile yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.