Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/20201 E. 2024/15111 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20201
- Karar No
- 2024/15111
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1969 E., 2018/2278 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama Sanık hakkında ilk derece mahkemesinde konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı TCK'nın 116/4 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına ve birinci kez mükerrirliğe hükmedilmesinden sonra katılan vekilinin aleyhe istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak bu kez sanığın aleyhine olarak ikinci kez mükerrir sayıldığı anlaşıldığından hükmün temyizi kabil hale geldiği kabul edilerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 293/2. maddesinde yer alan "Hüküm, temyiz eden Cumhuriyet savcısına veya ilgililere gerekçesiyle birlikte açıklanmamışsa; hükmün temyiz edildiğinin Bölge Adliye Mahkemesince öğrenilmesinden itibaren gerekçe, yedi gün içinde tebliğ edilir." şeklindeki düzenleme karşısında, hüküm yüzüne karşı gerekçesiz olarak açıklanan katılan vekiline Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararının, aynı Kanun'un 295/1. maddesi uyarına "7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin" ihtaratı ile tebliğ edilmesi zorunluluğuna uyulmaması nedeniyle; katılan vekilinin 08.02.2019 tarihinde tebliğ edilen gerekçeli karara yönelik, 25.02.2019 tarihinde sunmuş olduğu gerekçeli temyiz dilekçesi, süresinde kabul edilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin, sanık hakkında teştid uygulanması gerektiğine ve takdiri indirim sebeplerinin varolmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması, konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla işlendiği nazara alınarak; savunmanın bölünmezliği ilkesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması ve müdafii huzurunda savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-(h) maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.