Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/20137 E. 2024/12323 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20137
- Karar No
- 2024/12323
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1700 E., 2019/1550 K. SUÇ : Haksız yere sahipli hayvanı öldürme, işe yaramayacak hâle getirme, değerini düşürme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında haksız yere sahipli hayvanı öldürme, işe yaramayacak hâle getirme, değerini düşürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası verildiği, sanık ve müdafiinin istinaf talepleri üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesince ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasından, sanığın mahkûmiyete ilişkin bölümlerin çıkartılarak sanığın atılı suçtan beraatine hükmedildiği anlaşılmakla, hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz isteminin; mahkemece yapılan keşif ve keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya ve mahkemeyi yanıltmaya yönelik olduğuna belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince mahkûmiyet hükmü kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği; sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmü bakımından ise aynı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.