Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/19509 E. 2024/11973 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19509
- Karar No
- 2024/11973
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2259 E., 2017/2252 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 28.12.2017 tarihli ve 2017/2259 Esas, 2017/2252 Karar sayılı ek kararının karar başlığında konut dokunulmazlığını ihlâli ve mala zarar verme suçları gösterilmişse de karar içeriğinde konut dokunulmazlığının ihlâli suçu yönünden ret kararının verildiği anlaşıldığından belirtilen ek kararın konut dokunulmazlığının ihlali suçuna yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede I. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 09.11.2017 tarihli ve 2017/2259 Esas, 217/2252 Karar sayılı kararının sanık ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında, Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2017 tarihli ve 2016/190 Esas, 2017/297 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1. maddesi uyarınca mala zarar verme suçundan "3 ay 10 gün" hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun düzelterek esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, REDDİNE, II- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 28.12.2017 tarihli ve 2017/2259 Esas, 2017/2252 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; temyiz isteminin reddine dair 28.12.2017 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın ve sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, III- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin sanığın üzerine atılı suçu işlememesi nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine, ceza tayini edilecek ise seçenek yaptırımlara veyahut adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve en ağır cezayı içeren Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2007 tarihli ve 2006/458-34 sayılı,17.03.2007 tarihinde kesinleşip 23.08.2015 tarihinde infaz olunan 3 yıl 3 ay 18 gün hapis cezasına hükmolunan ilâmın tekerrüre esas alınması yerine, Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin,03.03.2014 tarihinde infaz olunan 1992/290 Esas 1992/617 Karar sayılı ilâmının tekerrüre esas alınması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 09.11.2017 tarihli ve 2017/2259 Esas, 2017/2252 Karar sayılı düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 303/1. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısma, "Sanık hakkında Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2007 tarihli ve 2006/458-34 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınmasına, ancak aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 283/1 ve 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddeleri gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2014 tarihinde infaz olunan 1992/290 Esas 1992/617 Karar sayılı kararına konu 1 yıl 11 ay 10 gün esas alınarak belirlenmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle, CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.