Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2021/17745 E. 2024/10492 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17745
- Karar No
- 2024/10492
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçu bakımından suç adının gerekçeli karar başlığında nitelikli olarak konut dokunulmazlığını bozma hüküm fıkrasında ise konut dokunulmazlığının ihlâli olarak yanlış yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hatalar olduğu değerlendirmekle gereği düşünüldü: I. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelemesi Neticesinde; Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümlerin Temyiz İncelemesi Neticesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun, sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usûl ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın 16.03.2021 tarihli dilekçe ekinde sunduğu Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından verilen sağlık kurulu raporunda antisosyal kişilik bozukluğu tanısı aldığı anlaşıldığından; sanık ...'in 5237 sayılı TCK’nın 32/1-2 maddesi uyarınca, suç tarihinde işlediği eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme (irade) yeteneğinin bulunup bulunmadığı konusunda tam teşekküllü bir sağlık kuruluşundan sağlık kurulu raporu alındıktan sonra hukuki durumunun değerlendirilip, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.