Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2010/1851 E. 2010/3582 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/1851
- Karar No
- 2010/3582
- Karar Tarihi
Kasten basit yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-e, 31/3 ve 51. maddeleri uyarınca 6 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 53/1-a-b fıkralarında yer alan haklardan yoksun bırakılmasına dair Salihli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/04/2009 tarihli ve 2008/795 esas, 2009/410 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21/12/2009 gün ve 2009/14764/72509 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/01/2010 gün ve 2009/296885 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1-Kayden 15/11/1990 doğumlu olup, suçun işlendiği 15/10/2008 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun,
2-Sanık hakkında verilen 5 ... kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmiş olmasına nazaran, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/4. maddesinde yer alan "Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme karşısında, aynı Kanun'un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin, Gözetilmemesinde
isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış bulunmakla birlikte daha önce hapis cezasına mahkum edilmiş olan sanık yönünden, 5237 sayılı TCK.'nın 50.maddesinin 3.fıkrasının uygulanma koşulu gerçekleşmediğinden, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının, anılan maddenin 1.fıkrasında sayılan seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğu bulunmamakla, Salihli 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 30.04.2009 gün, 2008/795, 2009/410 sayılı kararına yönelik (1) no'lu kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2-(2) no'lu kanun yararına bozma istemine gelince;
Hükümde, sanığın kişiliği ve yargılama sırasında gözlemlenen davranışları gerekçe gösterilip, bir daha suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmadığı belirtilerek, hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine ve adli para cezası veya diğer tedbirlere çevrilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmakla, erteleme hükmü uygulandığı halde TCK.'nun 53. maddesinin birinci fıkrasındaki haklardan yoksun bırakılmasına karar verildiği şeklindeki kanun yararına bozma gerekçesine katılınmamıştır. Ancak;
5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin 4.fıkrasında, fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan kişiler yönünden de birinci fıkra hükmünün uygulanmayacağına ilişkin düzenleme karşısında, suç tarihinde 18 yaşından ... olan sanık hakkında anılan maddenin 1.fıkrasında sayılan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi nedeniyle (2) no'lu kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (SALİHLİ) 2.Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 30.04.2009 gün, 2008/795, 2009/410 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4.fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, sanığın, TCK.'nın 53/1.maddesinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 10.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.