Yargıtay · 17. Ceza Dairesi

Yargıtay 17. Ceza Dairesi 2015/16228 E. 2016/8851 K.

Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal

Mahkeme
Yargıtay
Daire
17. Ceza Dairesi
Esas No
2015/16228
Karar No
2016/8851
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü: Müştekinin salon balkon penceresini zorlayarak açan sanık hakkında dava zamanaşımı süresi içinde mala zarar verme suçundan işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir. I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Dosya kapsamına göre, müştekinin 16.01.2012 günü sabah saat 06.30'da uyandığında hırsızlık olayını fark ettiği yolunda beyanda bulunduğu, olay yerinde ele geçirilen cep telefonun sanığa ait olduğunun anlaşılması üzerine yakalanan sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği, UYAP sorgulamasında suç tarihinde güneşin 06.50 de doğduğu, TCK'nın 6/1-e maddesine göre saat 05.50 ye kadar olan zaman diliminin gece olarak kabul edilmesi gerektiği, atılı suçun gece sayılan vakitte gerçekleştiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince eylemin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, atılı suçtan kurulan hükümde TCK'nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi, 2-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı ile sanık hakkında TCK'nın 51. maddesi ile CMK'nın 231. maddesinin tartışılıp uygulanmama hususunda değerlendirilme yapılmış olması göz önüne alınmak suretiyle, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, aynı Yasa'nın 142/1-b maddesi gereğince sonuç cezanın 3 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi ile T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle; "TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin olan tüm kısımların" hüküm fıkrasından çıkartılması ile yerine "TCK'nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Dosya kapsamına göre, müştekinin 16.01.2012 günü sabah saat 06.30'da uyandığında hırsızlık olayını fark ettiği yolunda beyanda bulunduğu, olay yerinde ele geçirilen cep telefonun sanığa ait olduğunun anlaşılması üzerine yakalanan sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği, UYAP sorgulamasında suç tarihinde güneşin 06.50 de doğduğu, TCK'nın 6/1-e maddesine göre saat 05.50'ye kadar olan zaman diliminin gece olarak kabul edilmesi gerektiği, atılı suçun gece sayılan vakitte gerçekleştiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince eylemin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, atılı suçtan kurulan hükümde TCK'nın 116/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi, 2-T.C. Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 14.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/16228, K. 2016/8851, T. 14.06.2016, www.arakarar.com/karar/yargitay-17-ceza-dairesi-2015-16228-e-2016-8851-k-5c46b100f463