Yargıtay · 13. Ceza Dairesi

Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2011/30350 E. 2012/11825 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
13. Ceza Dairesi
Esas No
2011/30350
Karar No
2012/11825
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık-işyeri dokunulmazlığını ihal etmek ve mala zarar vermek HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: A-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre, 1412 sayılı CMUK'nın 5219 sayılı Yasa ile değişik 305/1 maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince sanık ... müdafiinin temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, B-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan beraat; sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde; 5237 sayılı TCK'nın 168/1 maddesinin aynı Yasanın 31/3 maddesinden sonra uygulanması TCK'nın 61. maddesine aykırılık teşkil etmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıkların önceden anlaşarak verdikleri karar uyarınca sanık ...'in mağdura ait işyerinin camını kırıp her iki sanığın işyerine girerek hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında iştirak halinde atılı suçları işlediklerinin kabulü gerektiğinden sanık ...'ın mala zarar verme suçundan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi , 2-Mağdura ait işyerinden suça konu eşyaları çaldıktan 20 gün sonra tekrar aynı işyerine girmek isteyen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle her bir eylemin bağımsız suç teşkil ettiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi, 3-Suç tarihinde geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun uzlaşma kapsamına giren suçlardan olması ve tarafların uzlaştıklarını beyan etmesi karşısında ,sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, 4-Sanıklardan ...'ın ait adli sicil kaydında herhangi bir hükümlülüğünün, diğer sanık ...'in ait adli sicil kaydında ise kesinleşen bir hükümlülüğün bulunmaması ve hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan tayin edilen cezaların iki yılın altında olması karşısında; Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezaların tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 5-Kabule göre de; a)Hükümde sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan ceza hesaplanırken, 1 yıl hapis cezasından yaş küçüklüğü nedeniyle 1/3 oranında indirim yapılırken yanlış hesaplama sonucunda 8 ay hapis cezası yerine 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi ve bu şekilde hükmün diğer fıkralarına teselsül ettirerek neticede fazla cezaya hükmolunması ve sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen cezaların 5237 sayılı TCK'nın 50/1-d fıkrası gereğince cezaların yarısı oranında kahvehane, internet cafe ve oyun salonu olarak işletilen işyerlerine gitmekten yasaklanması tedbirine çevrilirken cezanın yanlış hesaplanması nedeniyle 3 ay 10 gün yerine 3 ay 22 gün yasaklama kararı verilmesi , 2-Sanıklar hakkında hırsızlığa teşebbüs suçundan hüküm kurulurken teşebbüs aşamasındaki suçlarda uygulanma olanağı bulunmayan 5237 sayılı TCK'nın 168 maddesi ile sanıkların cezasından indirim yapılması, Bozmayı gerektirmiş,sanıklar ..., ... müdafiinin ile o yer Cumhuriyet Savcısı ve üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış haklarının korunmasına, 22.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2011/30350, K. 2012/11825, T. 22.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-13-ceza-dairesi-2011-30350-e-2012-11825-k-b8147f4c6c92