Yargıtay · 13. Ceza Dairesi

Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2011/19835 E. 2012/12170 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
13. Ceza Dairesi
Esas No
2011/19835
Karar No
2012/12170
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Hükümlünün, önceden kasıtlı suçlardan hükümlülükleri bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan incelemede; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY'nın 492/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda hükümlünün eyleminin, 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında, yakınma bulunduğu için aynı Yasanın 116/2-4. maddesine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi, 2- Geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarının uzlaşmaya tabi olması karşısında; taraflara CMK'nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma sorulmadan ve uzlaşmaya ilişkin hükümler tartışılmadan karar verilmesi, 3- 5237 sayılı TCK'nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK'nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı ve somut olayda koşulları bulunmadığı halde, TCK'nun 145. maddesine düzenleniş amacı dışında yorum getirilerek cezadan indirim yapılması, 4- Hükümlü hakkında kasten işlenen suçlardan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanmaması, 5- 765 dayılı TCK'nun 95/2. maddesinin karşılığının 5237 sayılı TCK'nun 51. maddesinde düzenlenmesi ve anılan maddede erteli para cezalarının infazı konusunda bir hüküm bulunmaması karşısında, 5237 sayılı TCK'nun lehe kabulü ile yapılan uygulamada, aynı Yasanın 51, 52 ve 7/2 madde hükümleri gereğince hükümlünün ertelenmiş para cezalarının aynen infazına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... ve hükümlü müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 23.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2011/19835, K. 2012/12170, T. 23.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-13-ceza-dairesi-2011-19835-e-2012-12170-k-acb9f853367e