Yargıtay · 13. Ceza Dairesi
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2011/11988 E. 2012/7207 K.
Konu: Hırsızlık, Hırsızlık Malı Bilerek Satın Almak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/11988
- Karar No
- 2012/7207
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Hırsızlık Malı Bilerek Satın Almak
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, hırsızlık malı bilerek satın almak HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Sanık ... hakkında mağdur ... ...'a yönelik suç eşyasını kabul etmek suçundan, sanık ... hakkında ise aynı mağdura yönelik suç eşyasını kabul etmek ve hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Sanık ...'ın, hırsızlık suçuna iştirak etmeksizin diğer sanık ...'den hırsızlık konusu eşyaları satın almak şeklindeki eyleminin, kül halinde suç eşyasını kabul etmek suçunu oluşturacağı kabul edilmekle ; Sanıklara yüklenen suçun gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre lehlerine olan 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 31/05/2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II-Sanık ... hakkında, mağdur ...'a yönelik hırsızlık suçundan, sanık ... hakkında mağdur ... ...'a yönelik hırsızlık suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında ise, mağdurlar ... ... ve ...'a yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; 1-Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar ... ve ... tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; a-5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı Türk Ceza Yasası'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasa'nın 9/3. maddesi uyarınca; önceki ve sonraki Ceza Yasalarının ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ve her iki yasaya göre ayrı ayrı sonuçlar belirlenip lehe olan yasa denetime olanak verecek şekilde karar yerinde gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, b-Lehe yasanın belirlenmesi amacıyla yapılan karşılaştırma sırasında; 765 sayılı TCK'nın 522. maddesi değerlendirilirken, mağdur ... ...'a ait çalınan eşyalarının suç tarihindeki değeri bilirkişi raporuna göre 1311.00 TL olmasına rağmen, pek fahiş yerine hafif; mağdur ...'a ait çalınan eşyalarının suç tarihindeki değeri ise, bilirkişi raporuna göre 444.00 TL olmasına rağmen hafif değer yerine, pek hafif kabul edilmesi ve 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin sanıklar hakkında tatbik edilmesine rağmen, bu maddenin karşılığı olan 765 sayılı TCK'nın 59. maddesinin dikkate alınmaması, c-Mağdur ... ...'a yönelik eylemde, mahallinde yapılan keşif sonrası alınan 26.07.2002 tarihli bilirkişi mütalaasında, sanıklar tarafından kırılan kilidin “Muhkem” nitelikte olmadığı belirtilmesine rağmen, kırılan kilidin sağlam ve dayanıklı olduğuna ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde açıklanıp gösterilmeden, 765 sayılı Yasanın 493/1. maddesi ile değerlendirilme yapılması, d-Mağdur ... ...'a yönelik hırsızlık eyleminde kullanılan ... plakalı aracın, kayden maliki olan katılan ...'a iadesine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi, e-Sanıklar hakkında hükmolunan sonuç cezalar kısa süreli hapis cezası niteliğinde olmamasına rağmen, 5237 sayılı TCK'nın 50/1. maddesi göz ardı edilerek, aynı Yasanın 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi, f-Mağdur ... ...'ın 20/02/2003 tarihli dilekçesi ile şikayetini geri aldığı ve hakkındaki katılma kararının ortadan kalktığı göz ardı edilerek, sanıklar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi, g-Sanıklar müdafiinin son celsede lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep etmiş olması karşısında, sanıklar hakkında hükmolunan para cezalarının taksitlendirilmesi hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi, h-Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman dilimi ile sanıkların göz altında ve tutuklu kaldığı sürenin gösterilmeyerek 5271 sayılı CMK'nın 232. maddesine muhalefet edilmesi, ı-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2-Aşamalarda suçu kabul etmeyen sanıklar ... ve ...'ın, yüklenen suçları işlediklerini gösterir dosya kapsamında hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığı gözetilmeden, beraatleri yerine yazılı biçimde hükümlülüklerine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiileri, O yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 28.03.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.