Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/4375 E. 2026/4144 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4375
Karar No
2026/4144
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar vekili ile katılma yolu ile davalı .. Türk A.Ş. vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Şikayetçi borçlunun ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince ilk olarak, davanın reddine karar verilmesine rağmen, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmediği; kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince de ilk olarak davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kaldırılmasına, şikayetin esası hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, son olarak İlk Derece Mahkemesince; konusuz kalan şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, taraflarca yapılan istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince de son olarak; şikayetçiler .. ... A.Ş. ve ... yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, diğer şikayetçiler yönünden istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve şikayetleri aktif husumet yokluğundan reddedilen şikayetçiler yönünden İİK 133. maddesinde para cezası düzenlenmediğinden bu şikayetçiler hakkında para cezası takdirine yer olmadığına hükmedildiği, davacılar vekili ile katılma yolu ile davalı .. Türk A.Ş. vekili tarafından işbu son kararın temyiz edildiği görülmektedir. 6100 sayılı Yasa ile hukukumuza giren "istinaf kanun yolu" 6100 sayılı Yasa’nın 341 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Yasa’nın 355/1. maddesinde istinaf incelemesinin "istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, incelemeyi yapan Bölge Adliye Mahkemesinin kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re’sen gözeteceği hüküm altına alınmış, istinaf incelemesi sonucunda kararın neleri içereceği Yasa’nın 359. maddesinde açıklanmış" ve özellikle 2. fıkrada; “ Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmüne yer verilmiştir.

HMK.’nın 359/2. maddesi ile amaçlanan, özellikle infaza esas alınacak hüküm sonucunun şüphe ve tereddüd uyandırmamasıdır. Yine HMK.’nın 298/2. maddesi uyarınca gerekçe/hüküm çelişkisi yaratılmamalıdır. Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesinin son kararının gerekçesinde "... ilk ihalenin 31/05/2022 tarihinde yapılmış olduğu ... dairemiz 2025/3 95... /1014 Karar sayılı kararı ile davacıların açmış olduğu davaya ilişkin olarak şikayetçiler ... ... A.Ş. ve ...'ün şikayetleri kabul edilerek 31/05/2022 tarihli ihalenin feshine, diğer şikayetçiler yönünden şikayetin aktif husumet yokluğundan reddine karar verildiği ve verilen kararın temyiz edilmeksizin 27/08/2025 tarihinde kesinleşmiş olduğu, eldeki şikayet ise 27/09/2022 tarihli ihaleye ilişkin olup ihale bedelinin yatırılmaması nedeniyle İİK 133. maddesi gereğince tamamlayıcı ihale olduğu, yukarıda açıklandığı üzere ilk ihalenin feshi nedeniyle tamamlayıcı ihale tüm sonuçlarıyla ortadan kalkacağından İİK 133. maddesi gereğince tamamlayıcı ihale yapılması mümkün olmadığından mahkemece şikayetçi ... ... A.Ş. ve ... yönünden ihalenin feshine karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir..." tespiti yapılmasına rağmen, aynı kararın hüküm kısmının 2 nolu bendinde "Şikayetçiler ... ... A.Ş. ile ...'ün şikayetlerinin kabulü ile şikayete konu 31/05/2022 tarihli ihalenin feshine,.." şeklinde karar verildiği dolayısı ile anılan kararın gerekçesi ile hüküm kısmı arasında çelişki meydana getirildiği anlaşılmaktadır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, kararın gerekçe kısmı ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması HMK'nın 298/2. maddesine aykırı ve başlı başına bozma sebebi olup, aradaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden hüküm tesisi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 28.01.2026 tarih ve 2026/159 E. - 2026/95 K. sayılı kararının yukarıda belirtilen nedenlerle re’sen BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/4375, K. 2026/4144, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2026-4375-e-2026-4144-k-c51893f57664