Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/1343 E. 2026/4104 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1343
- Karar No
- 2026/4104
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı borçlu şirketin icra mahkemesine başvurusunda; şirketin tebligat adresinde faal durumda olup taşındığına dair şerhin gerçeği yansıtmaması nedeniyle iade tebliğin ve buna dayalı olarak Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğunun yanında sair itiraz ile şikayet nedenlerini ileri sürerek ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesini ve takibin durdurulmasını talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, yapılan kolluk araştırması neticesinde borçlu şirketin tebligat adresinden taşınmadığının tespiti nedeniyle tebliğ işleminin usulsüz olduğuna işaret edilerek ödeme emri tebliğ tarihinin 21.3.2024 olarak düzeltilmesine ve alınan rapor gereğince imza itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiği, kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmüştür. İcra ve İflas Kanunu’nun 21. maddesinin 1. fıkrası ile 57. maddesinin 1. fıkrasına göre icra işlerinde tebligat 7201 sayılı Tebligat Kanunu, Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümlerine göre yapılır. Tebligat ile ilgili Kanun ve Yönetmelik hükümleri tamamen şeklidir. Değinilen işlemler, bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemi olmakla, gerek tebliğ işlemi ve gerekse tebliğ tarihi ancak Kanun ve Yönetmelikte emredilen şekillerle tevsik ve dolayısıyla ispat olunabilir. Kanun ve Yönetmeliğin amacı tebligatın muhatabına en kısa zamanda ulaşması, konusu ile ilgili olan kişilerin bilgilendirilmesi (tebligatın bilgilendirme fonksiyonu) ve bu hususların belgeye (tebligatın belgelendirme fonksiyonu) bağlanmasıdır. Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte öngörülen şekilde işlem yapılmış olmadıkça tebliğ memuru tarafından yapılan yazılı beyan onun mücerret sözünden ibaret kalır ve dolayısıyla belgelendirilmiş sayılmaz. Nitekim, Kanunun ve Yönetmeliğin belirlediği şekilde yapılmamış ve belgelendirilmemiş olan tebligatların geçerli olmayacağı yerleşik yargısal içtihatlarda da açıkça vurgulanmıştır. (HGK'nın 21.12.2021 tarih, 2018/12-255 E. - 2021/1724 K.) Hükmi şahıslara ne şekilde tebligat yapılacağı 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12... . maddelerinde belirlenmiştir. Borçlu şirketin tebligat adresinin, ... sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı bulunması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde, bu adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 20, 21/1. ya da 35/4. maddelerine göre tebligatın yapılması gerekir.
Tebligat Kanunu'nun; "Adres Değiştirmenin Bildirilmesi Mecburiyeti" başlıklı 35. maddesinin 4. fıkrasına göre; "Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır." Tüzel kişilerin adreslerinin ara statü, sicil, tüzük ve kuruluş senedi gibi resmi kayıtlarda belirli olması sebebi ile meçhul olması söz konusu değildir. Borçlu şirketin ... siciline bildirdiği adresine çıkartılan tebligat, adresin kapalı olması veya bu adresten taşınmış bulunması nedeni ile tebliğ edilemeden iade edilmiş ise, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, tebliği çıkaran merci, şirketin ... sicil adresine tebligat yapılmasını talep eder. Bu durumda tebliğ evrakının bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Somut uyuşmazlıkta; borçlu şirketin ... siciline bildirdiği “ .. Mah. .. Cad. .. .. Apt. No: ../..-.. ../..” adresine çıkarılan ödeme emri tebligatının, " muhatabın adresten taşınması sebebiyle yeni adresi temin edilemedi, köy mah. Muh. Aza ... imzalı beyanı ile iade" şerhi ile 17.01.2024 tarihinde iade edildiği, devamında ödeme emrinin borçlu şirketin ... sicilinde kayıtlı aynı adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre 29.01.2024 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Borçlu şirketin de kabulünde olduğu üzere, tebliğ tarihi itibariyle bilinen ve ... sicilinde kayıtlı adrese çıkarılan ödeme emri tebligatının bila tebliğ iade edilmesi üzerine TK’nın 35. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Tebliğ tarihinde borçlu şirketin adresten taşınıp taşınmadığının sonuca etkisi bulunmadığından kolluk araştırması sonucuna göre şirketin adresten taşınmadığı sürekli adresin kapalı olmadığının tespit edildiği gerekçesi ile ödeme emri tebligatın usulsüz olduğundan söz edilmez. O halde İlk Derece Mahkemesince, yukarıda belirtilen gerekçe ile usulsüz tebligat şikayetinin reddi ile sair itiraz ve şikayetin de süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi ve alacaklının istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 04.12.2025 tarih ve 2025/50 E. - 2025/2317 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Bursa 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 12.11.2024 tarih ve 2024/176 E. - 2024/637 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.