Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/1192 E. 2026/4101 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1192
Karar No
2026/4101
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız icra takibine karşı lehtar borçlunun yasal süresinde icra mahkemesine yaptığı borca itiraz başvurusu üzerine İlk Derece Mahkemesince, takip konusu çekin taraflar arasında imzalanan protokolün teminatı olarak verildiğinden bahisle borçlu yönünden takibin iptaline karar verildiği, kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle borca itirazın reddine hükmedildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun 167/2. maddesinin atfıyla uygulanması gereken aynı Kanun’un 58. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü bendinde; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine aynı Kanun'un 168. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde; alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiği belirtilmiştir. Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gereklidir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (HGK'nun 12.05.1999 tarih ve 1999/12-271 E. - 99/301 K. sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta, takip dosyasının incelenmesinden; takip talebinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmeden takip başlatıldığı tespit edilmiştir. O halde; temyiz edenin borçlu olduğu nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin takibin iptaline dair gerekçesi hatalı olduğundan, mahkeme kararı kaldırılarak, takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden bu gerekçe ile muteriz borçlu yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının re'sen gözetilen nedenlerle kısmen kabulüne ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 13.11.2025 tarih ve 2023/3180 E. - 2025/2054 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2026/1192, K. 2026/4101, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2026-1192-e-2026-4101-k-dbb3745be674