Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/8095 E. 2026/4262 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8095
- Karar No
- 2026/4262
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ :... Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen hüküm davalı ... ... (...) vekili ve 17.04.2025 tarihli ek kararın da davalı ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay (Kapatılan 17.) Hukuk Dairesinin 24.10.2019 gün, K. sayılı il2016/9833 E. 2019/10010 K. sayılı ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine; davacının .. ili .. ilçesi .. köyü 46 parselde kayıtlı, .. ili .. ilçesi .. köyü 202 ada, 43 parsel sayılı, .. ili .. ilçesi .. .. mahallesi, 1176 ada, 793 parsel sayılı, ... ili ... ilçesi, .. Mahalle mahallesi, 2877 ada, 14 parsel sayılı, ... ili ... ilçesi, .. mahallesi, 3028 ada, 5 parselde yer alan 11 nolu bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazlara yönelik davasının ayrı ayrı reddine, dava konusu diğer taşınmazlar yönünden mahkememizin 2010/1 00... /725 Karar sayılı ilamı ile verilen karar temyizden kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş karar davalı ... ... (...) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bozma ilamında; "davalı borçlu ... ile davalı 3. kişi ... arasında arkadaşlık ilişkisinin olduğunun beyan edilmesine göre taraflardan bu yönde beyanları da alınarak davalılar arasındaki tanışıklık ilişkisi üzerinde durulmadan karar verilmesinin doğru olmadığı, davacı tarafından davalı ...’nın ve davalı ...’nın davalı borçlu ... ‘in durumunu bilen ve bilmesi gereken kişiler olduğunun iddia edilmesi, davalı ... ile davalı ...’in dava konusu gayrımenkullere kendi hisselerinin de bulunduğunu bu sebeple söz konusu gayrımenkulleri satın aldığını belirtmesi sebebi ile mahkemece davalı borçlu ...’ten davalı ... ve davalı ...’e satılan gayrımenkullerin kök tapu kayıtları da getirtilerek aralarında akrabalık ilişkisi ya da başkaca bir ilişki olup olmadığı, davalı ... ve ...’in davalı borçlu ...’in durumunu bilip bilmediğini de araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken söz konusu gayrımenkuller yönünden gerçek değeri ile satış bedeli arasında fark bulunmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesinin de doğru olmadığı gerekçesi ile davacının sair temyiz itirazlarının kabulüne,
Davalı 4. kişi ...'ın İİK 282 ve devamına göre kötü niyetli olup olmadığı, davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi olup olmadığı araştırılmaksızın sadece davalı 3. kişiden düşük bedel ile satın aldığı gerekçesi ile sorumlu tutulmasının da doğru olmadığı gerekçesi ile de davalı ...'un temyiz itirazlarının kabulüne karar verilmiştir."
Mahkemece bozma ilamına uyulduğu beyan edilerek; taraflar arasında salt .. arkadaşlığı bulunmasının samimiyet içeren ve davalının bilmesini gerektirir bir arkadaşlığın varlığını ispatlamayacağı, taşınmazın keşfen belirlenen satış tarihindeki 40.896,00 TL rayiç değeri ile satım bedeli arasında fahiş fark bulunmadığı değerlendirilerek, bu taşınmaz yönünden bozma ilamı gereği yerine getirilerek davanın reddine karar verildiği, ... ili .. ilçesi .. köyü 202 ada, 43 parsel sayılı, ... ili .. ilçesi .. .. mahallesi, 1176 ada, 793 parsel sayılı, ... ili ... ilçesi, .. .. mahallesi, 2877 ada, 14 parsel sayılı, ... ili ... ilçesi, .. mahallesi, 3028 ada, 5 parselde yer alan 11 nolu bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazlara yönelik ilk verilen hüküm kesinleşmiş ise de hataen bu taşınmazlar yönünden hüküm tesis edilmekle bu taşınmazlara yönelik davanın ayrı ayrı reddine, dava konusu diğer taşınmazlar yönünden mahkememizin 2010/1 00... /725 Karar sayılı ilamı ile verilen karar temyizden kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar karar verilmiş karar davalı ... ... (...) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili tarafından "bozma ilamına göre yeniden yargılama yapılması ve hüküm kurulması gereken tasarruflar ve Yargıtay bozmasına konu edilmediği için kesinleşen ancak hüküm kurulan tasarruflar ayrı ayrı belirtilerek" hükmün tamamlanması dilekçesi verilmiştir.
Mahkemece 17.04.2025 tarihli ek karar ile karara yazılması gerektiği halde hiçbir şekilde kararda yer verilmeyen 36 adet taşınmaz için hüküm kurulmuştur.
Mahkemenin 05.11.2015 tarihli 2010/1 00... /725 Karar sayılı kararının ... tarafından davalı 3. kişi ... ve davalı ...'ya devredilen taşınmazlar yönünden bozulmasına karar verilmiş olup, mahkememizce bu taşınmazlar yönünden hataen hüküm tesis edilmediği anlaşılmakla, temlik alan davacı vekilinin bu taşınmazlara ilişkin tamamlama talebinin kabulü ile;
Davalı ... adına kayıtlı; ... İli ..., Tapu Sicil Müdürlüğünde 28 52... Parselde kayıtlı 100/889 pay hisseli bahçeli kargir ev, ... İli ..., Tapu Sicil Müdürlüğünde 28 52... Parselde kayıtlı 300/1128 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 28 69... Parselde kayıtlı 45/1166 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 28 69... Parselde kayıtlı 20/552 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 28 69... Parselde kayıtlı 45/1151 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 28 69... Parselde kayıtlı 50/59 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 28 71... Parselde kayıtlı 3/25 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 28 77... Parselde kayıtlı arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 32 24... Parselde kayıtlı60/667 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 32 26... Parselde kayıtlı 20/268 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 32 26... Parselde kayıtlı 70/73 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 32 29... Parselde kayıtlı 32078/33078 pay hisseli bahçeli kargir ev, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 32 30... Parselde kayıtlı 170/354 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 32 30... Parselde kayıtlı 90/248 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 32 30... Parselde kayıtlı 55/347 pay hisseli 2 adet bahçeli kargir ev, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 32 31... Parselde kayıtlı 235/4041 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde, 32 42... Parselde kayıtlı 10/348 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 32 42... Parselde kayıtlı 105/2953 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 32 42... Parselde kayıtlı 5/270 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 32 42... Parselde kayıtlı 25/819 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 32 42... Parselde kayıtlı 70/2071 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 32 89... Parselde kayıtlı 50/711 pay hisseli bahçeli kargir ev, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 32 89... Parselde kayıtlı 80/845 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 28 70... Parselde kayıtlı 53/261 pay hisseli arsa, Davalı ... adına kayıtlı; ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 28 64... Parselde kayıtlı 480/4800 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 28 64... Parselde kayıtlı 480/4800 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 28 64... Parselde kayıtlı 480/4800 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 28 64... Parselde kayıtlı 480/4800 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 28 64... Parselde kayıtlı 480/4800 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 28 64... Parselde kayıtlı 480/4800 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 28 64... Parselde kayıtlı 480/4800 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 28 64... Parselde kayıtlı 480/4800 pay hisseli arsa, ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 28 64... Parselde kayıtlı 480/4800 pay hisseli arsa vasfındaki taşınmazlar ve davalı borçlu ... ... tarafından davalı ...'ya davredilen ve onun tarafından da davalı ...'na devredilen ... İli ... Tapu Sicil Müdürlüğünde 28 64... Parselde kayıtlı 480/4800 pay hisseli arsa vasfındaki taşınmaz yönünden bozma ilamı kapsamında yapılan ... Tapu Müdürlüğü yazı cevabına konu araştırma gereği ... ile davalılar ..., ... ve ... arasında bir akrabalık tespit edilemediği, yine tarafların nüfus kayıt örnekleri UYAP sisteminden dosyaya kazandırılmakla ... ve ...'nın baba - oğul olduğu, ... ilçesi .. mahallesi nüfusuna kayıtlı oldukları, bununla birlikte ...'ın .. ilçesi .. mahallesi nüfusuna kayıtlı olduğu, taraflar arasında bu yolla da bir akrabalık tespit edilemediğinden, bu davalıların ...'ın durumunu bilebilecek durumda olduğu usulüne uygun dayanılan delillerle ispat olunamadığından, bu taşınmazlar yönünden ispatlanamayan davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Yargıtay bozma ilamı ile davalı ... vekilinin 4 nolu bent temyiz itirazlarının kabulü ile mahkememizin 05.11.2015 tarihli 2010/1 00... /725 Karar sayılı kararının davalı borçlu ... tarafından davalı ... ...’ye ondan da davalı 4. kişi olan ...’a devredilen ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 4 94... parselde kayıtlı gayrımenkul ve ..., ... İlçesi, ... Mahallesi, 70 25... parselde kayıtlı arsa ile ilgili, davalı borçlu ...’nin davalı ...’in oğlu olması, davalı 3. kişi ...’in de dava konusu gayrımenkulü düşük bedel ile davalı 4. kişi olan ...'a devretmesi gerekçesi ile iş bu gayrımenkul yönünden davanın kabulüne karar verilmişse de davalı 4. kişi ...'ın İİK 282 ve devamına göre kötü niyetli olup olmadığı, davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi olup olmadığı araştırılmaksızın sadece davalı 3. kişiden düşük bedel ile satın aldığı gerekçesi ile sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş olup, bu taşınmazlar yönünden bozma ilamı kapsamında yapılan araştırma gereği Ankara 11. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2010/37 Esas sayılı dosyası kapsamında aldırılan ... 2. İcra Ceza Mahkemesi'nin 23.05.2010 tarihli, 2010/27 Talimat sayılı duruşma zaptında sanık olarak ifade veren ...'un "Bir arkadaş ortamında ...'nin bitişik arsamızın olduğu ev ve arsasının satılacağını duyunca komşu arsamızın daha farklı değerlendirilebileceği düşüncesi ile taşınmazı satın almaya karar verdim. Bedel olarak da her bir taşınmaz için 14.000 TL lik nakit tapuda ödedim. Kalan toplam borcun 60.000 TL lik çek verdim, bu çek bedeli de daha sonra ödedim. Bu ödemeleri banka kayıtları ile ispatlayacağım. Benim borçluların alacaklılarından mal kaçırması suçuna katıldığım iddiası yerinde değildir. Ben tasarrufumu değerlendirmek için bedelini ödeyerek taşınmaz satın aldım" şeklinde yer alan beyanı ile kendi taşınmazının hemen bitişiğinde yer aldığını belirttiği dava konusu taşınmazları 494 ada, 67 parsel yönünden taşınmazın keşfen belirlenen tasarruf tarihlerindeki rayiç bedeli olan 24.643,20 TL ile 1. tasarruf bedeli olan 2.500,00 TL ile taşınmazın ...'a devrine ilişkin 4.500,00 TL bedel arasındaki aşırı fark gözetilerek, 70 25... parsel sayılı taşınmazın keşfen belirlenen tasarruf tarihindeki rayiç bedeli olan 45.598,40 TL ile 1. tasarruf bedeli olan 14.500 TL ile taşınmazın ...'a devrine ilişkin 14.000 TL bedel arasındaki aşırı fark gözetilerek her iki taşınmazı ederinin altında bir bedelle satın alarak ve komşuluk ilişkisinin getirdiği bilgi akışı ile hayatın olağan akışı içinde ...'nin borç ilişkisini bilebilecek durumda olduğu kabul edilmekle ilk hüküm gibi bu taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, vekalet ücretine hükmedilirken bozma öncesi ilk karardaki usuli kazanılmış haklar gözetilerek hüküm tesis edilmesine karar verilmiştir.
17.04.2025 tarihli ek karar; davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davalı ... ... (...)'nin davalı borçlu ...'nin eski eşi olduğunun anlaşılmış olmasına göre davalı ... ... (...) vekilinin tüm, mahkeme ek kararı, esas kararda unutulan veya eksik bırakılan hususların (talep edilmesine rağmen karara bağlanmayan vekalet ücreti, faiz gibi) tamamlanması, hükümdeki maddi/yazı hatalarının düzeltilmesi amacıyla verilen ek hukuki işlemler olmasına, dava dosyasında talep edilen veya yargılamanın doğası gereği kendiliğinden hükme bağlanması gereken hususların (örneğin; avukatlık ücreti, yargılama gideri veya fer’i talepler) asıl kararda unutulması durumunda bu eksikliğin ek kararla giderilebilme imkanının bulunmasına göre; davalı ... vekilinin, davalı ... vekilin ek karara ilişkin sair temyiz itirazlarının da reddine karar verilmiştir.
2- Bozma ilamında davalı ...'ın davalı borçlunun kötü niyetini bilen veya bilmesi gereken kişi olup olmadığının değerlendirmesinin gereği belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilmesine rağmen bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Mahkemece; davalı borçlu ... tarafından davalı ... ...’ye ondan da davalı 4. kişi olan ...’a devredilen ... İli, ... İlçesi, ... Mah, 494 ada, 67 parselde kayıtlı gayrımenkul ve ..., ... İlçesi, ... Mah. 7025 ada, 6 parselde kayıtlı arsa ile ilgili, davalı borçlu ...’nin davalı ...’in oğlu olması, davalı 3. kişi ...’in de dava konusu gayrımenkulü düşük bedel ile davalı 4. kişi olan ... a devretmesi gerekçesi ile iş bu gayrımenkul yönünden davanın kabulüne karar verilmişse de, yukarıda bahsedilen bozma ilamında da belirtildiği üzere; davalı 4. kişi ...'ın, dava konusu gayrımenkulü davalı ... ... (...)'dan almasının davalı borçlu ...'nin durumunu bildiği anlamına gelmeyeceği, davalı ...'ın davalı borçlunun bildiğinin de davacı tarafından somut deliller ile ispat edilememiş olmasına göre İİK madde 283 gereğince davalı ... yönünden davanın reddine karar verilerek, davalı ...'in dava konusu gayrımenkulleri davalı ...'a devrettiği tarihteki gerçek değerlerinin bilirkişi marifeti ile belirlenerek değerleri nispetinde tazminat ile sorumlu tutulması gerekirken yazılı gerekçeler ile karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı ... ... (...) vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentlerde yazılı sebeplerle davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.