Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/5618 E. 2026/3155 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5618
- Karar No
- 2026/3155
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalılardan ... tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (4). Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrasında; mahkemece "davanın kabulüne" dair verilen son karar; davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ... Ltd. Şti.'nin davalı ...'e, davalı ...'in de davalı ...'ye yapmış olduğu ... Mah. 48 ada, 15 parsel 1 ve 4 numaralı bağımsız bölümlerine ilişkin satış yolundaki tasarrufun iptalini, taşınmaz tapu kaydının devrine dair ... - ... arasındaki işlemin iptal edilmemesi halinde taşınmaz rayici bedelinin tespiti ile davalı ...'den alınarak davacı tarafa alacak miktarı nispetinde ödenmesine hükmedilmesine, zararlarının tazminine, taşınmazların tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz şerhi düşülmesine, bu talebin kabul görmemesi halinde tapuya "davalıdır" şerhi düşülmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız ve gerçek dışı olduğunu, davalı ...'in uzaktan yakından alakası olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere davalı ... açısından haksız ve yersiz olan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... Gıda ve Amb. Paz. San. Tic. Ltd. Şti.; davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
Mahkemenin 08.10.2019 tarihli ve 2019/191 E- 2019/343 K sayılı kararı ile davanın kabulüne; Mersin İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 48 ada, 15 parsel , 1,3 ve 4 numaralı bağımsız bölümlerin 19/06/2012 tarihinde davalı ... Gıda ve ... Pazarlama Sanayi Ticaret Limidet Şirketi tarafından diğer davalı ...'e ve 26/06/2012 tarihinde davalı ... tarafından davalı ...'ye satışına ilişkin tasarrufların davacının Mersin 7.İcra Müdürlüğü'nün 2012/63 28... /7909, Mersin 5. İcra Müdürlüğü'nün 2012/7192, Mersin 6. İcra Müdürlüğü'nün 2012/7676 ve Mersin 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/8431 sayılı takip dosyalarındaki asıl alacak ve ferilerini karşılayacak oranda iptaline karar verilmiş, karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 16.01.2023 gün, 2021/18273 E- 2023/475 K sayılı ilamı ile " davalı 4.kişi ...'nin davalı borçlu şirket ve yetkililerinin alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerden olup olmadığının değerlendirilmesi, davalı 4.kişi ...'nin bu kapsamda kötüniyetli olduğu sonucuna varılırsa şimdiki gibi davanın kabulüne, aksi durumda ise davanın davalı ... yönünden reddi, İİK'nun 283.maddesi gereğince davalı ...'in taşınmazları elinden çıkardığı 26.06.2012 tarihindeki gerçek değerleri oranında tazminatla sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır" gerekçesi ile BOZULMASINA karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde aynı gerekçeler ile davanın kabulüne, karar verilmiş, karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının diğer gerekçe ve değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan ... bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK.nun 278, 2 79... . maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK.md.281). Bu yasal nedenle de, davacı tarafından
İİK.nun 278, 2 79... .maddelerden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı). Genelde denilebilir ki, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır. Öte yandan, tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir. Somut olayda mahkemece davalı 4. Kişinin davalı borçlunun durumunu bilen kişi olduğu kabul edilerek tüm davalılar aleyhine davanın kabulüne karar verilmişse de dosyadaki bilgi ve belgelere göre varılan sonuç doğru görülmemiştir. Şöyle ki; dava konusu tasarrufların 2012 yılında yapılmış olmasına, davalı ...'nin ... kayıtlarına göre davalı borçlu ile organik bağı olan ... Kuyumculuk İnş. Emlak Ltd. Şti 'nde tasarruf tarihinden çok sonra 2017 yılında çalıştığının anlaşılmış olmasına ve davalı borçlu şirketin yetkilisi ile davalı ...'nin sadece Muş nüfusuna kayıtlı olmalarının, davacı tarafından davalı ...'nin tasarruf tarihinde davalı borçlunun durumunu bilen kişi olduğunun somut deliller ile ispat edilememesine göre, İİK.283 maddesi uyarınca dava konusu gayrımenkulün davalı 3. Şahıstan( ...) dava dışı 4. şahsa satım tarihindeki gerçek değerinin bilirkişi marifeti ile belirlenerek, üçüncü kişi olan ... aleyhine icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre de; asıl dosya yönünden dava konusu 1 ve 4 nolu bağımsız bölümler yönünden Mersin 7. İcra Müdürlüğü'nün 2012/6328 E sayılı dosyasından, birleşen dosya yönünden ise 1, 3 ve 4 nolu bağımsız bölümler yönünden birleşen dosya konusu icra dosyaları üzerinden karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.