Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/5578 E. 2025/6578 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5578
- Karar No
- 2025/6578
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı borçlu ...'dan alacaklı olduğunu davalı borçlu aleyhine icra takipleri yapıldığını, davalı borçlunun mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı gayrımenkulleri diğer davalılara devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalılar davaya cevap dilekçeleri ile davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemenin 09.01.2024 tarihli ve 2023/41 Esas-2024/7 Karar sayılı kararıyla; tüm davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiş karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemenin gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içeriğine, mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince dava konusu; Aksaray ili ... Köyü, 4180 Parsel sayılı taşınmaz ... isimli kişiye 30.12.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı satış işlemi ile 50.000,00 TL bedel mukabilinde devredildiği her ne kadar taşınmazın devir tarihindeki değeri 460.000,00 TL ise de davalı ...'in aynı tarihte ...'e 06... plakalı aracı 590.000,00 TL devrettiği ve bu iki davalının daha önceden birbirini tanıdığına dair dosyada herhangi bir delil olmadığı, sadece bedelin düşük gösterilmesinin muvazaanın kanıtı olamayacağı, Aksaray İli ... Mah., 2207 Ada, 1 Parsel 10 numaralı bağımsız bölüm sayılı taşınmaz ... Tarım Hayvancılık şirketine 06.09.20 22... yevmiye numaralı satış işlemi ile 209.200,00 TL Bedel mukabilinde devredildiği, her ne kadar taşınmazın devir tarihindeki değeri 1.450.000,00 TL ise de davalı ... Tarım'ın yakın tarihte ...'e 06/ ... 89... ... 050 plakalı araçları toplam 797.000,00 TL devrettiği yine ... Bankasına ... adına 546.376,62 TL ipotek bedelinin ödendiği ve bu iki davalının aynı sektörde iş yapmak dışında bu davalının borçlunun ekonomik durumunu bildiğine dair dosyada herhangi bir delil olmadığı, sadece bedelin düşük gösterilmesinin muvazaanın kanıtı olamayacağı, Aksaray İli ... Mah., 2208 Ada, 1 Parsel, 3 Numaralı Bağımsız Bölüm sayılı taşınmaz borçlu tarafından 30.06.2022 tarihinde ... yevmiye numaralı satış ile ... isimli kişiye 260.000 TL bedelle devredildiği, her ne kadar taşınmazın devir tarihindeki değeri 1.400.000,00 TL ise de davalılar arasında 29.06.2022 tarihinde taşınmazın devri için harici sözleşme düzenlendiği, taşınmazın 1.100.000,00 TL ye devredildiğinin, 50.000,00 TL nin peşin verilerek, 800.0000,00 TL sinin 68... plakalı aracın ...'in borcu için 800.000,00 TL ye ... oğlu tarafından devredildiği, 149.800,00 TL'sinin satış tarihinde banka havalesiyle gönderilip geri kalan kısmının da devir sırasında elden ödendiği tanık beyanlarının da bu hususu doğruladığı ve bu davalının borçlunun ekonomik durumunu bildiğine dair dosyada herhangi bir delil olmadığı, sadece bedelin düşük gösterilmesinin muvazaanın kanıtı olamayacağı, Aksaray İli ... Mah., 2605 Ada, 4 Parsel, 6 Numaralı Bağımsız Bölüm ... isimli kişiye 07.02.2022 tarih ve 4877 yevmiye numaralı satış işlemi ile 110.000,00 TL Bedel mukabilinde devredildiği, evin aslında 3. Kişiden ... tarafından satın alındığı ancak bir kısım için ... tarafından ... Bankasından kredi çekildiği ancak ...'un, davalı ...'e kefil olmak için evin 1/2 hissesinin kendi adına tescilini talep ettiği, taşınmazın bedeli ve kredi taksitlerinin ... tarafından ödenerek kredinin kapatıldığı ve 1/2 hissenin tekrar ...'e devredildiği, bu tarihler de borçu hakkında herhangi bir takip ve acziyet durumunun bulunmadığı ve daha sonra da araç alımı yapması dikkate alınarak, sadece iki davalının enişte kayın olmasının mal kaçırma iradesinin kanıtı olamayacağı Aksaray ili ... köyü ... Mah., 243 Ada, 7 Parsel sayılı taşınmaz ... isimli şahsa 21.10.2021 tarihi ve ... yevmiye numaralı satış işlemi ile 28.444,00 TL bedel mukabilinde devredildiği, Aksaray İli, ... Köyü, ... Mah., 241 Ada, 23... numaralı parseller 21.10.20 21... yevmiye numaralı satış işlemi ile ... isimli kişiye devredildiğisatış senedinde 23 numaralı parselin satış bedeli 12.039,00 TL, 24 numaralı parselin bedeli ise 12.889,00 TL olarakgösterildiği, her ne kadar taşınmazların devir tarihindeki toplam değeri 215.000,00 TL ise de taşınmazların toplam 23.500 STERLİNE devredildiği bu hususun tanık beyanları ve davalının vekili ...'a göndermiş olduğu 23.979 STERLİNLİK ödeme ile desteklendiği, davalı ...'in yurt dışında yaşamakta olup ... ile herhangi bir samimiyeti bulunmadığı, devirden sonra taşınmazın ...'in kardeşi ... tarafından kullanılıp ÇKS kayıtlarının onu üzerine yapılması dikkate alındığında sadece bedelin düşük gösterilmesinin muvazaanın kanıtı olamayacağı, Aksaray İli, ... Köyü, ... Mah., 401 Ada, 58 Parsel sayılı taşınmaz 05.11.20 20... yevmiye numaralı satış işlemi ile ... isimli kişiye 6.712,00 TL bedel mukabilinde devredildiği, her ne kadar taşınmazın devir tarihindeki değeri 15.000,00 TL ise de davalı ...'un bu taşınmazın bitişiğinde kendisine ait 2 adet da taşınmazının bulunması, devirden sonra bu taşınmazların birlikte kullanılması bu davalının borçlunun ekonomik durumunu bildiğine dair dosyada herhangi bir delil olmadığı, hayvancılıkla uğraşan ...'un köyde sütçülük yapan ...'den yem almasının tek başına işlemin muvazaalı olduğunu göstermeyeceği, sadece bedelin düşük gösterilmesinin muvazaanın kanıtı olamayacağı, Aksaray İli, ... Köyü, ... Mah., 397 Ada, 171 Parsel sayılı taşınmaz 15.10.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı satış işlemi ile ... isimli şahsa 20.000,00 TL Bedel mukabilinde devredildiği, her ne kadar taşınmazın devir tarihindeki değeri 100.000,00 TL ise de taşınmazın gerçekte 110.000,00 TL satıldığı ancak öncesinde taşınmazın üzerinde ipotek olması sebebiyle 86.480,08 TL nin satış tarihinden kısa bir süre önce ...'ın oğlu ... tarafından banka havalesiyle gönderilip geri kalan kısmının da devir sırasında elden ödendiği tanık beyanlarının da bu hususu doğruladığı, devirden sonra taşınmazın ... tarafından kullanıldığı ve ÇKS kaydının onun üzerine yapıldığı ve bu davalının borçlunun ekonomik durumunu bildiğine dair dosyada herhangi bir delil olmadığı, sadece bedelin düşük gösterilmesinin muvazaanın kanıtı olamayacağı anlaşılarak borçluların mal kaçırma iradesi ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmişse de dava konusu bazı gayrımenkuller yönünden verilen karar doğru görülmemiştir. İİK'nın 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu tür davaların dinlenebilmesi için,davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK'nın 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK'nın 278, 2 79... . maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK'nın 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK'nın 279. maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Somut olayda; davacının alacağının 17.07.2020 tarihinden itibaren davalı borçlu ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı, alacağın tahsilini teminen davalı borçlu aleyhine Aksaray İcra Müdürlüğü'nün 2023/748 E.-2023/933 E. sayılı icra dosyaları ile takip yapıldığı, takiplerin kesinleştiği, her iki icra dosyasından düzenlenen 12.06.2023 tarihli haciz tutanaklarının İİK madde 105 kapsamında aciz vesikası hükmünde olduğu, davanın da tasarruf tarihlerinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İİK'nın 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği, aynı maddenin son fıkrasında ise ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiğinin kabul edildiği, bu karinenin, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğinin veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunun ispatla çürütülebileceği hüküm altına alınmıştır. Dosya içerisinde yer alan bilgilere göre; davalı ... ile davalı borçlu arasındaki tasarruf yönünden yapılan incelemede; davalılar arasında enişte-kayın akrabalık ilişkisinin bulunduğu, dava konusu gayrımenkulün tasarruf tarihinden önce davalı ...'e ait olduğu, davalı borçlu ... tarafından davalı ... adına kredi çekilebilmesini teminen görünürde dava konusu gayrımenkulüm davalı ... e devredildiği, kredi borcunun davalı ... tarafından ödendiği, kural olarak hiç kimsenin kendi muvazaasına dayanarak hak talep edemeyeceği, davalı ...'in davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunun anlaşılmasına göre iş bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davalı borçlu tarafından davalı ... Tarım Hayvancılık Nakliye San. ve Tic.Ltd.Şti.'ne devredilen gayrımenkul yönünden mahkemece davanın reddine karar verilmişse de; davalı borçlu ile davalı ... Tarım Hayvancılık Nakliye San. ve Tic.Ltd.Şti. arasında yem alış verişine dayalı ticari ilişki olduğunun belirlenmesine göre davalı 3. Kişi ile davalı borçlunun(varsa) ticari defterleri de incelenerek davalılar arasındaki ticari ilişkinin boyutu araştırılarak davalı ... Tarım Hayvancılık Nakliye San ve Tic.Ltd.Şti.'nin İİK madde 280/1. maddesi kapsamında davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olup olmadığı değerlendirilmeksizin karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
4-Davalı borçlu tarafından davalı ...'ya devredilen gayrımenkul yönünden de muvazaanın bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de; davalıların aynı köylü oldukları, davalı ... tarafından satın alınan gayrımenkul ile komşuluk ilişkisi bulunan arazilerinin bulunması, davalı borçludan hayvan yemi aldığının da belirlenmiş olmasına göre iş bu davalılar yönünden de İİK madde 280/1 maddesi değerlendirilmeksizin karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Kabule göre de İlk Derece Mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede, davanın BK 19'a dayalı olarak nitelendirmesi yapıldığı anlaşılmışsa da dava dilekçesi incelendiğinde davanın İİK 277 ve devamı maddelerine görülmesinin talep edildiği, şartların uymaması halinde TBK madde 19'a göre değerlendirmenin yapılmasının beyan edildiğinin anlaşılmış olmasına göre davanın İİK madde 277 ve devamı maddelerine göre değerlendirilip tasarrufun iptali davası olarak bakılması ve ona göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde TBK madde 19'a göre değerlendirilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş ancak dava şartları yönünden tasarrufun iptali dava şartları değerlendirildiği için iş bu durum bozma sebebi yapılmamıştır.
SONUÇ:
Değerlendirme bölümününün (1) nolu bendinde yer alan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3), (4) nolu bendinde yer alan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararın BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, HMK'nın 373/1 hükmü gereğince, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.