Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/2005 E. 2025/4558 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2005
- Karar No
- 2025/4558
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibinde, alacaklının icra mahkemesine başvurusunda, itiraz üzerine ... takipte itirazın kaldırılmasını talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; taşınmazın borçluya devrine ilişkin düzenlenen resmi senet kapsamından ipotek bedelinin ödendiği gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği, alacaklının istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesince; benzer gerekçe ile esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun 888/1. maddesine göre “İpotekli taşınmazın devri, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, borçlunun sorumluluğunda ve güvencede bir değişiklik meydana getirmez.” Anılan bu hüküm gereği, üzerinde ipotek bulunan bir taşınmazın satışı durumunda satın alan kişi ayrıca ipoteğin sebebi olan borcu üstlenmedikçe, borcun kişisel borçlusu şahsi borcundan sorumlu olmaya devam eder. Yeni malik için taşınmaz üzerindeki ipotek kural olarak yalnızca taşınmazla sınırlı sorumluluk doğurur. Başka bir anlatımla bu durumun hukuki vecibesi; ipotekli bir taşınmazı satın alan yeni malike, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, şartlar oluştuğunda yani temel borç borçlusu tarafından ödenmeyip alacaklı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatırsa taşınmazın cebri icra yoluyla satışına katlanma yükümlülüğü yüklemesinden ibarettir(Hukuk Genel Kurulu'nun 29.11.2022 tarihli ve 2021/(13)3-427 Esas 2022/1610 Karar sayılı ilamı.). Alacağın teminatı olması amacıyla üzerinde ipotek hakkı tesis edilen taşınmaz, daha sonra ipotek hakkı sahibine yani alacaklıya da devredilebilir. Böyle bir durumda ipotek hakkı kendiliğinden sona ermez. Alacaklı asıl borçtan bağımsız olarak, borca teminat olan taşınmazın maliki konumuna gelir. Dolayısıyla burada borcun sona ermesi durumu söz konusu değildir. Asıl borç taşınmazın sağladığı teminat olmaksızın varlığını devam ettirir. Bunun sonucunda ipotek sona ermez, sadece uyur ve birleşme devam ettiği süre zarfında herhangi bir hüküm ve sonuç doğurmaz. Bununla birlikte ne zaman ki ipotekle yüklü taşınmaz maliki ve ipotek alacaklısı sıfatları birbirinden ayrılır, o andan itibaren uyuyan ipotek hakkı hüküm ve sonuçlarını tekrar doğurmaya başlar(Hukuk Genel Kurulu'nun 14.06.2023 tarihli ve 2023/12-439 Esas 2023/627 Karar sayılı ilamı.). Somut olayda, takibin dayanağı olan 29.11.2011 tarih ve ... yevmiye nolu resmi senet içeriğinden; 617 parsel nolu taşınmazın tamamı ... Tarım ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına kayıtlı iken, taşınmazda ... lehine 1.400.000,00 TL bedelle 1.derecede ve fekki alacaklı tarafından bildirilinceye kadar ... Organize Sanayi bölgesinde bulunan tesisin ödemesinden kalan kısma karşılık ipotek tesis edildiği, 03.05.2012 tarih ve ... yevmiye nolu resmi senet içeriğine göre; taşınmazın lehine ipotek tesis edilen ...'e ipotek yükü ile satılarak devredildiği, yine 27.11.2012 tarih ve ... yevmiye nolu resmi senet içeriğine göre; taşınmazın 565.000,00 TL bedelle ...'a satılarak devredildiği, satış bedelinin nakden ve tamamen alındığı, ... adına ... 'ın vekaleten ipoteği bilerek satışı kabul ettiği, muteriz borçluya gönderilen ihtarnamenin 24.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, ipotek lehtarı ...'in 07.10.2021 tarihinde öldüğü, tek yasal mirasçısı olan ... tarafından 12.09.2022 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, borçlu ...'ın itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Yukarıda da açıklandığı üzere, ipotekli taşınmazın lehine ipotek tesis edilen ...'e devredilmesi ipoteği sona erdirmeyeceği gibi, taşınmazın ipotek yükü ile muteriz borçlu ...'a devredilmesinin de TMK'nın 888/1. maddesi uyarınca borçlunun sorumluluğunda bir değişiklik meydana getirmeyeceği, satış bedelinin nakden ve peşinen ödenmiş olmasının ipoteğin varlığını ortadan kaldırmayacağı, tapu kaydına göre takip tarihi itibariyle ipoteğin şeklen de varlığını devam ettirdiği anlaşılmıştır. Diğer taraftan, ipoteğin; 1.400.000,00 TL alacak için tesis edildiği ve kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmesi nedeniyle kesin borç ipoteği niteliğinde olduğu görülmüştür. Borçlunun taşınmazı üzerindeki bu ipotek kaydı ile birlikte satın aldığına göre, hakkında asıl borçlu ... Tarım ... A.Ş. ile birlikte ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilâmsız takip yapılması İİK'nın 149. maddesine uygundur. O halde, İlk Derece Mahkemesince, itirazın kaldırılması isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle; Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 04.12.2024 tarih ve 2024/1483 E.-2024/1837 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ... İcra Hukuk Mahkemesinin 21.12.2023 tarih ve 2023/1 E.-2023/8 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. Sn. ...'ın Karşı Oy Yazısı; Takip dosyasının incelenmesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/ipotek maliki aleyhine 13.09.2022 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip yapıldığı, davalı/ipotek maliki tarafından itiraz üzerine takibin durduğu, davacı/alacaklı tarafından itirazın kaldırılması talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince; "...Davalı/ borçlu ... ile davacı/alacaklının dedesi ... arasında imzalanan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satış bedelinin tamamının 6 ay içerisinde3 taksit halinde ödenmesi ve alacağın ipoteğin teminat altına alınması suretiyle davaya konu taşınmazın davalı ...'a devri konusunda anlaştıkları, sözleşmenin tarafı olan ...'in 07/10/2021 tarihinde vefatı sonucunda mirasçı olarak davacı ...'in kaldığı, davacı/ alacaklı tarafından ... İcra Müdürlüğünün 2022 / 128 esas sayılı dosyasında borçlu ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, daha önce davacının dedesi muris ... hayattayken onun tarafından Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2013/1479 esas sayılı dosyasından borçlu ... aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Davalı/ borçlu tarafın söz konusu icra takibine yasal süresi içerisinde itiraz ettiği ve takibe konu taşınmazın ... İcra Mürürlüğünün 14.11.2016 tarihindeki 2016 / 2 Değişik İş sayılı dosyasından yapılan ihale neticesinde muris ... alacağına karşılık sözleşmeye konu gayrimenkulü devraldığı, ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/7 Esas-2018/1 Karar sayılı ilamı ile açılan ihalenin feshi davasının reddine karar verildiği, işbu karara karşı İstinaf Yasa yoluna başvurulması neticesinde Gaziantep 12.Hukuk Dairesi'nin 06/05/2019 tarih, 2018/2010 Esas- 2019/963 Karar sayılı ilamı ile davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilip ''1-... İcra Müdürlüğü'nün 2016/7 Esas- 2018/1 Karar sayılı ve 07/03/2018 tarihli kararının kaldırılmasına, 2-Davanın KABULÜNE, Buna göre ... İcra Müdürlüğü'nün 2016/2 Talimat sayılı dosyasındaki 14/11/2016 tarihinde yapılan İHALENİN FESHİNE'' şeklinde yeniden hüküm tesis edildiği, işbu kararın Yargıtay 12.Hukuk Dairesi'nin 2019/10416 Esas-2019/14124 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği görülmüştür. ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/128 Esas sayılı dosyası ile alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine Borcun dayanağı olarak gösterilen ipotek senedinin bedelinin ödendiği, icra dosyasının diğer borçlusu olan ... Tarım ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 1.400.000,00TL bedelle 1.derecede ve fekki alacaklı tarafından bildirilinceye kadar ... Organize Sanayi bölgesinde bulunan tesisin ödemesinden kalan kısma karşılık ipotek alacaklısının vekili ...'ın da bu ipoteği aynı bedel ve şartlarla kabul ettiği ibraz edilen belgelerden de anlaşılmaktadır. ...'in ... ve ... San. Tic. A.Ş. Tarafından söz konusu taşınmazı aralarında kayıtsız şartsız para borcu ihtiva etmeyen alacak için devrettiği Yargıtay 12.Hukuk Dairesi'nin 17/03/2015 tarih ve 2014/31343 Esas- 2015/6142 Karar sayılı ilamı ile sabit olup kararda ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız para borcu ikrarını ihtiva etmediği yönünde karar verilmiştir. İpotek için dayanak teşkil eden borcun ödenmiş olduğu ve bedellerin peşinen karşılandığı dosyada mevcut ... Tapu Müdürlüğü'nün 27/11/2012 tarihli ve ... yevmiye numaralı resmi senedinin ve ... Tapu Müdürlüğü'nün 29/11/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı resmi senedinin incelenmesi neticesinde anlaşılmıştır. Açıklanan sebepler ile davalının ipotek borçlusu olmadığı anlaşılmaktadır. Alacaklının, borçlunun borcunu ödemediği iddiası yönünden davacı/ alacaklı ödeme iddiasını İİK.nun 68.maddesinde sayılan belgelerle ispatlayamadığından bu alacak kalemine yönelik itirazın kaldırılması talepli işbu davanın reddine; davalı/ borçlunun koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin reddine..." şeklinde karar verildiği, alacaklı tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; ".... ile ...(davacının miras bırakanı) arasında Şanlıurfa ili ... ilçesi ... köyü ... mevkii N 40 C 06 C pafta 617 parsel sayılı taşınmazın satışı ile ilgili olarak; 29.11.2011 tarih ve ... ... nolu ipoteğin düzenlendiği sabittir. ... tapu müdürlüğünde bu taşınmaza yönelik düzenlenen 27.11.2012 tarih ve ... yevmiye nolu resmi senedinde satış bedelinin nakden ve tamamen alındığı kaydedilmiştir. Tapunun borçluya devrine ilişkin düzenlenen resmi senet kapsamında ipoteğe yönelik borcun sona erdiği anlaşılmaktadır.6100 sayılı HMK’nın 201. maddesi kapsamında Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan iddialar aynı nevide delil ile ispat olunabilir. Alacaklı yanca her ne kadar tapudaki prosedür ve mecburiyet gereği satım bedelinin tamamının alındığı yönünde kayıt oluşturulduğu, bakiye borcun bulunduğu iddia olunmuş ise de bu hususların dar yetkili İcra Hukuk Mahkemesinde tartışılma olanağı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine yönelik mahkeme kararı yerinde olup istinaf sebepleri kabul edilmemiştir..." gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edildiği görülmüştür. Somut olayda; icra takibinin dayanağı 29.11.2011 tarih ve ... yevmiye nolu ipotek akit tablosunda; "...Bu kere ... ve ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'yi temsilen yetkili vekil ... işbu taşınmazın tamamını 1400000(birmilyondörtyüzbin)TL Bedelle 1. Derecede ve fekki alacaklı tarafından bildirilinceye kadar ... Organize Sanayi Bölgesinde Bulunan tesisin ödemesinden kalan Bakiyeye karşılık ... oğlu ...'e ipotek ettiğini..." limit ipoteği tesis edildiği anlaşılmıştır. İpotek TMK'nın 881/1. maddesi uyarınca halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla birlikte, doğması kesin ve olası bulunan herhangi bir alacak için kurulabilir. İpoteğin maddi yönden doğumu, varlığı, miktarı, sona ermesi alacak hakkına bağlıdır; güvence altına alınan alacağın hukuki durumu ve bu durumdaki değişiklikler doğrudan doğruya rehin hakkını da etkiler. İpotek, alacağa bağlı bir hak olduğundan alacağın sona ermesi, ipoteğin de sona erme sonucunu doğurur. Bu durumda da ipoteğin alacaklı talebi ile terkin edilmesi mümkündür (TMK 881, 102511) (A. Lale Sirmen-Eşya Hukuku 7. Baskı Sayfa 643,644). İİK'nın 149. maddesine göre, icra müdürünün ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte icra emri gönderebilmesi için birinci olarak ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini, ikinci olarak da alacağın muaccel olduğunu anlaması gerekir. Yukarıdaki ipotek akit tablosu incelendiğinde; "kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını" içermediği, "... Organize Sanayi Bölgesinde bulunan tesisin ödemesinden kalan bakiyeye karşılık" ipotek tesis edildiği, "kalan bakiyeye karşılık" bedelin miktar olarak belirlenmediği bu yönüyle de ipoteğin limit ipoteği olduğu kanaatine varılmıştır. HGK 14.06.2023 tarih, 2023/12-439 Esas-2023/627 Karar sayılı kararında; "...alacağın teminatı olması amacıyla üzerinde ipotek hakkı tesis edilen taşınmaz, daha sonra ipotek hakkı sahibine yani alacaklıya devredilebilir. Böyle bir durumda ipotek hakkı kendiliğinden sona ermez. Alacaklı asıl borçtan bağımsız olarak, borca teminat olan taşınmazın maliki konumuna gelir. Dolayısıyla burada borcun sona ermesi durumu söz konusu değildir. Asıl borç taşınmazın sağladığı teminat olmaksızın varlığını devam ettirir. Bunun sonucunda ipotek sona ermez, sadece uyur ve birleşme devam ettiği süre zarfında herhangi bir hüküm ve sonuç doğurmaz. Bununla birlikte ne zaman ki ipotekle yüklü taşınmaz maliki ve ipotek alacaklısı sıfatları birbirinden ayrılır, o andan itibaren uyuyan ipotek hakkı hüküm ve sonuçlarını tekrar doğurmaya başlar [İsmail Atamulu, Emre Köroğlu, Türk Borçlar Hukukunda Alacaklı ve Borçlu Sıfatlarının Birleşmesi Sebebiyle Borcun Sona Ermesi (6098 sayılı Kanun md. 135), Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2018, C. 13, S. 1, s.169-170]. Malik ve rehin alacaklısı sıfatı taşınmazın malikinde birleştiği süreçte malik rehninin sadece şekli bir değeri vardır. Malik rehni, maddi hukuk bakımından etkilerini ancak malik ve rehin alacaklısı sıfatlarının birbirinden ayrılması hâlinde gösterir (Jale G. Akipek, Turgut Akıntürk, Eşya Hukuku, İstanbul, 2018, s.627)..." uyuyan ipoteğin hüküm ve sonuçlarını tekrar doğurmaya başlaması mes'elesi anılan HGK kararında ayrıntılı şekilde izah edilmiş olup, bu emsal karar dikkate alındığında; Bölge Adliye Mahkemesinin karar gerekçesi isabetsizdir. Sayın çoğunluğun belirtilen bu yöne dair gerekçesine katılıyorum. Lakin takip dayanağı ipoteğin "kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiği" yönündeki görüşüne katılamıyorum. Yukarıda belirtilen nedenlerle; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan İlk Derece Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere ve özellikle 29.11.2011 tarih ve ... yevmiye nolu ipotek akit tablosundaki beyanlarla ipoteğin "limit ipoteği" olduğu anlaşıldığından, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kararının ONANMASI gerekirken, Dairemizin sayın çoğunluğun aksi yöndeki bozma görüşüne katılamıyorum.16.06.2025