Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/12809 E. 2023/4890 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/12809
Karar No
2023/4890
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın reddine karar verilmiştir. Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde: davalı alacaklı tarafından müvekkili aleyhine bonoya dayalı kambiyo takibi başlatıldığını, takibe dayanak senedin sahte olduğunu, müvekkili şirketin eski yetkilisi davalılardan ...’ün senedin keşide tarihini eski tarihli yazarak müvekkili şirketi kötü niyetli olarak borçlandırmak istediğini, müvekkili şirketin yetkilisi ...’ın 01.10.2019 tarihinde şirketi devraldığını, davalıların sahte bir senet düzenleyerek müvekkilini borçlandırmaya çalıştıklarını, müvekkilinin alacaklı görünen kişiye borcu olmadığını, senedin hemen takip öncesinde düzenlendiğini, keşide tarihinin eski tarih olarak yazıldığını iddia ederek borca, gerçek bir muamele ve işleme dayanmayan senete, yazıya, imzaya itiraz ederek alacaklı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına ve %10 para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; senet üzerinde nakden ibaresinin yazılı olduğunu, kambiyo senedinin doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, senette yazılı olan tutarın şirket adına işlem yapan ...'e elden verildiğini, ...'ün bu ödemeyi teslim alır almaz İş Bankası'na ait olan banka hesabına yatırdığını, senedin düzenleme tarihi olan 29.08.2019 tarihinin dilekçeye ekleyecekleri banka dekontundaki işlem tarihiyle aynı olduğunu, bu banka dekontuna ek olarak ... tarafından firma adına yapılmış olan harcamaları da gösteren işlemlerin eklendiğini beyan ederek %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etti. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu senedin düzenleme tarihi olan 29.08.2019 tarihinde borçlu şirket yetkilisinin ticaret sicilden gelen yazı cevaplarına göre ... olduğu, borçlu şirketin 01.10.2019 tarihinden itibaren yetkilisi olan kişinin ve önceki yetkili ...'ün imza örneklerinin bulunduğu yerlerden belge asıllarının getirtildiği ve bilirkişiden rapor alındığı, 01.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda senetteki imzanın ... elinden çıkmayıp ... eli mahsülü olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, ispat yükü kendisine düşen borçlunun borçlu olmadığını İİK 169 ve devamı maddelerine göre ispatlayamadığı gerekçesiyle itirazın reddine, alacaklının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Borçlu vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde borca itiraz ettiklerini, senetteki tahrifat ve sahtecilik iddiasının değerlendirilmediğini, sırf imza incelemesi yapılarak sonuca gidilemeyeceğini, dosyaya sundukları bilirkişi mütalaası ile senet keşide tarihinin 1,5-2 yıl önceki bir tarih olarak doldurulduğunun tespit edildiğini, senet metninden kaynaklanan itirazlarının incelenmediğini, senetteki imza, lehtar, keşide bedel kısımlarının yaşının tespitinin yapılmasının zorunlu olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu senetteki imzanın davacı şirketin eski yetkilisi ... tarafından atıldığı ve imzaların bu kişiye ait olduğu hususunun davacı yanın kabulünde olduğu, bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılmasının gereksiz olduğu, davacı yanın iddiasının dayanak senedin imzası olan ve davacı şirketin eski yetkilisi bulunan ... tarafından yetkisi sona erdikten sonra ve takipten hemen önce eski tarih atılmak suretiyle düzenlendiğine yönelik olduğu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776. maddesi dikkate alındığında bono metnindeki imza dışındaki yazıların düzenleyenin eli ürünü olmasını gerektirir yasal bir düzenleme bulunmadığı, takip dayanağı bononun düzenlenme tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nın 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, TTK'nın yukarıda sayılan düzenlemeleri ile İİK 168, 169 ve 169/a maddeleri birlikte değerlendirildiğinde davacı yanın iddiasının ispatı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmak, senet üzerindeki yazıların ve kağıdın yaşı tespit edilmek suretiyle sonuca gidilemeyeceğinin açık olduğu, yapılan yargılamada borcun bulunmadığı hususunun İİK 169/a maddesinde sayılan belgeler ile ispat edilemediği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-borçlu temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlu vekili temyiz dilekçesinde: önceki beyanlarını tekrarlayarak dosyaya sundukları bilirkişi mütalaası ile senet keşide tarihinin 1,5-2 yıl önceki bir tarih olarak doldurulduğunun tespit edildiğini, senet metninden kaynaklanan itirazlarının incelenmediğini, senetteki tahrifat ve sahtecilik iddiasının değerlendirilmediğini, senedin ...’ün yetkisi sona erdikten sonra takipten hemen önce düzenlendiğini, düzenleneme tarihinin senedin zorunlu unsuru olduğunu, geçerli bir kambiyo senedinden söz edilemeyeceğini iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus takipte borca itiraza ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 169. maddesi, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 680., 776., 778. maddeleri, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile sair yasal mevzuat 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/12809, K. 2023/4890, T. 12.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2022-12809-e-2023-4890-k-680af3ec5d3e