Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/9229 E. 2023/10820 K. – Kurum İşlemini
Konu: Kurum İşleminin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/9229
- Karar No
- 2023/10820
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1147 E., 2023/1298 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/592 E., 2021/74 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının boşandığı eşiyle beraber yaşadığının tespit edildiği gerekçesi ile hak sahibi sıfatıyla babasından dolayı almakta olduğu ölüm aylığının kesildiğini belirterek, Kurum işleminin iptali ile davacının aylığının yeniden bağlanarak kesilen aylığın yasal faiziyle beraber davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ın vefat eden babası mütevefa kurum sigortalısı ...'tan dolayı 3430336749 tahsis numaralı dosya üzerinden yetim aylığı almakta olduğu, sonrasında kurum denetmeni tarafından düzenlenilen 07.09.2018 tarih, 2018/CE/101 sayılı rapor ile davacının boşandığı eşi ...'dan 27.06.2005 tarihinde boşanmış olmasına karşın muhtelif adreslerde birlikte yaşadıklarının tespit edilmesi sonucu boşanma işlerinin muvazalı olduğunun tespiti üzerine davacının aylığının davalı Kurum tarafından kesildiği ve davacıya yersiz ödeme nedeni ile borç bildirim belgesi gönderilmiş olduğu her ne kadar davacı tanıkları tarafından tarafların boşandıktan sonra bir arada yaşamadıklarına dair beyanda bulunulmuş ise de kurum denetmeni tarafından yapılan soruşturma sırasında dinlenilen tutanak tanıklarından ...'ın denetmene "ben yaklaşık 20-25 yıldır bu caddede ikamet etmekteyim. ...caddesi, no:151De bulunan market işletmesine daha önce babam ... üzerineydi. Yaklaşık 3 yıldır da eşim ... üzerinedir. Bende bu yüzden mahalleliyi tanımaktayım. Tarafıma sorduğunuz ... ve ...çiftini tanıyorum. ...caddesi no:190/3 'de ikamet etmektedir. Ben bildiğimden bu yana karı koca beraber yaşamaktadırlar. Ara sıra kızları Buket de yanlarında kalıyor." şeklinde beyanda bulunduğu, yine tutanak tanığı ... her ne kadar mahkemede bu beyanını kabul etmemiş ise de denetmene vermiş olduğu beyanında "17 yıldır bu apartmanda kalıyorum. Tarafıma sorduğunuz ... ve ... Uygun çiftini tanıyorum. Ben bu apartmana geldiğimden beri kendileri daire 3 te ikamet etmekteler. Kızları Buket ve damatları da onlarla ikamet etmekteler. Ben geldiğimden beri birlikte yaşıyorlar. " şeklinde beyanda bulunduğu, tanığın mahkemede, soruşturma aşamasındaki beyanını kabul etmemiş ise de bu kişinin beyanının imza karşılığında alınmış olduğunun sabit olduğu gibi kendisi ile herhangi bir husumeti bulunmayan Sosyal Güvenlik denetmeninin kendi ağzından çıkmayan cümleleri sanki tanığın beyanıymış gibi tutanağa geçirmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, bu nedenle tanığın soruşturma aşamasında alınan beyanına itibar edilmesi gerektiği, mahkemece yaptırılan kolluk araştırmasında basın sitesi polis merkezi amirliği tarafından düzenlenilen araştırma raporunda komşular ile yapılan görüşmede davacının 2005 yılından sonra da eski eşi ...ile birlikte ikamet ettiği, ...'un son 6-7 aydır ara ara gelip gittiği, ondan önce düzenli olarak ikamet ettiği bilgisine ulaşıldığı, gerek tutanak tanıklarının beyanlarından gerekse de kolluk araştırması neticesinde ulaşılan bilgilerden bu hali ile davacının boşandıktan sonra eski eşi ...ile bir arada yaşadığı, bu deliller karşısında davacının tanıklarının beyanlarına tanıklar yakın akraba oldukları için de itibar edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesinin tutanak tanığını dinlemeden sadece denetim raporundaki gerçekle bağdaşmayan ifadesine dayalı verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tutanak tanığı ...'ın tanık olarak dinlenmesi gerektiğini, tanık olarak dinlenen ... ve ...'in müvekkilinin kızı ve damadı olması nedeniyle beyanlarına itibar edilmediğini, müvekkilinin kızı ve damadı ile birlikte yaşadığını ve boşandığı eşi ile fiili birlikteliğinin olmadığını kanıtladığını, kolluk araştırma tespit raporunun maddi gerçeği yansıtmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anlaşmalı olarak eski kocası ...'dan boşanan davacının, boşanma kararındaki adresinin boşandığı kocası ile aynı adres olduğu, mahkemece yaptırılan kolluk araştırmasında Basınsitesi Polis Merkezi Amirliği tarafından düzenlenen araştırma raporunda davacının 2005 yılından sonra da eski eşi ...ile birlikte ikamet ettiği, ...'un son 6-7 aydır ara ara gelip gittiği, ondan önce düzenli olarak ikamet ettiği bilgisine ulaşıldığı, tutanak tanığı ...'nın gerek SGK denetmenine verdiği, gerekse duruşmadaki beyanlarından da davacının boşandıktan sonra eski eşi ...ile bir arada yaşadığı sonucuna varıldığı, davacının boşandığı kocası ile birlikte yaşadığının tespitine yönelik Kurum raporunun aksinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, tutanak tanıklarından ...'ın dinlenmediğini, davacının kızı ve damadının ifadelerine itibar edilmemesinin hatalı olduğunu, davacının kızı ve damadı ile birlikte yaşadığını ve boşandığı eşi ile fiili birlikteliğinin olmadığının bu ifadeler ile kanıtlandığını, 19.02.2020 tarihli kolluk araştırma tutanağının maddi gerçeği yansıtmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanunun 56 ncı maddesidir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.