Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10374 E. 2023/9265 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10374
Karar No
2023/9265
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/215 E., 2023/1401 K. KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/41 E., 2021/434 K. Taraflar arasındaki İsviçre ev kadınlığı borçlanma süresinin İsviçre çalışma başlangıç süresini başa çekmesi ile yaşlılık aylığına esas sigorta başlangıç tarihinin tespiti ile talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin İsviçre'de ve Türkiye'de toplam 6802 günü bulunduğunu, Yargıtay kararı ile 10.12.1991 tarihli yurt dışı başlangıcının Türkiye'de sigorta başlangıcı olarak kabul edildiğini, yurt dışı çalışma başlangıcından ev kadını olarak borçlandığı süreler üzerinden hesap yapıldığında 46 yaş 5375 günden emekliliğe hak kazanmış olduğunu, kurum tarafından 48 yaş 5525 günden emekli olması gerektiğinin bildirildiğini, 2012 yılında tespit davası açıldığını, 2017 yılında Kurum tarafından müvekkiline bildirim yapıldığını, 2018 yılında tahsis talebinde bulunduğunu, 23.03.2018 tarihli talebiyle yurt dışında çalışma ve işsizlik yönünden şartları yerine getirmiş olduğunu, aylık bağlanması gerektiğini belirterek Kurum işleminin iptaline, 10.12.1991 tarihli yurt dışı çalışma başlangıcından itibaren müvekkilinin yatırmış olduğu ev kadınlığı sürelerinin geri gidilerek 23.03.1990 tarihine göre emeklilik hesabının yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun bulunduğunu belirterek davanın reddini istemişir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabulüne, Kurum işleminin iptali ile davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 22.03.1990 olarak tespiti ile 01.04.2018 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu usul ve yasaya aykırı olarak verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacıya 30.03.2020 tarihli tahsis talebine istinaden 01.04.2020 tarihinden itibaren yaşılılık aylığı bağlanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İsviçre ev kadınlığı borçlanma süresinin İsviçre çalışma başlangıç süresini başa çekmesi ile yaşlılık aylığına esas sigorta başlangıç tarihinin tespiti ile talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3201 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi 2- Davanın yasal dayanağı olan 3201 sayılı Kanun'un "Süre tespiti, sigortalılığın başlangıcı ve sürelerin değerlendirilmesi" başlıklı 5 inci maddesinin 2. ve 3. bendi " Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir." düzenlemesini, Aynı maddede 5.bent olarak bulunan "(Ek fıkra: 17/4/2008-5754/79 md.) Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.(Ek cümle: 10/9/2014-6552/29 md.) Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir." düzenlemesini amirdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.İnceleme konusu davada, davacının Türkiye'de 22.03.2018 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı tarafından açılan ve 21.Hukuk Dairesinin kararı ile kesinleşen dosyada belirlenmiş olan 10.12.1991 tarihinin sigorta başlangıcı olarak alındığı ve 01.04.2020 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğine karar verildiği anlaşılmakla, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10374, K. 2023/9265, T. 05.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-10374-e-2023-9265-k-d9b95bec0b10