Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/10047 E. 2023/2676 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10047
Karar No
2023/2676
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki üçüncü kişinin haczin İİK’nın 99 uncu maddesine göre yapılması talebine ilişkin şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne, 17.06.2021 tarihli istihkak iddiasının İİK'nın 96-97 nci maddesine göre tesis edilmesine ilişkin memur işleminin iptaline karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Şikayetçi üçüncü kişi şikayet dilekçesinde; şirkete ait iş yerinde haciz yapıldığını, haczin İİK’nın 99 uncu maddesine göre yapılması gerektiği halde 97 nci maddesine göre yapılarak mahcuzların muhafaza altına alınmasının yasaya uygun olmadığını, haciz mahallinde borçlu ...'in bulunmasının .....,'in eşi olduğundan kaynaklı olduğunu, borçluya ait herhangi bir evrak bulunmadığını, inşaat işi yaptığını ve haczedilen malların tamamının ticari emtia olduğunu, faturaları bulunduğunu, şirketin kuruluşunun 2004 yılı olup yaklaşık 25 yıldır iş hayatında olduğunu, bu yönde kira sözleşmesi, vergi levhası ve fatura sunduklarını ileri sürerek takibin devamına ve talikine ilişkin karar verilmek üzere dosyanın icra hukuk mahkemesine gönderilmesine dair İcra Müdürlüğü kararının kaldırılmasını, haciz işleminin İİK'nın 99 uncu maddesine göre yapılmış sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklıya dava dilekçesi tebliğ edilmemiş, cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu ...'in lehtar olduğu takip dayanağı (2) adet bononun tanzim tarihlerinin 20.02.2006, vade tarihlerinin ise; 28.04.2006 ve 05.05.2006 olduğu, üçüncü kişi şirketin ticaret sicil kaydına göre; ticaret sicile tescil tarihinin 06.09.2004 olduğu, üçüncü kişi şirketin borcun doğumundan (2) yıl kadar önce kurulmuş olduğu, ticaret sicil gazetelerinde de borçlu ...'in üçüncü kişi şirketle bağına rastlanmadığı, borcun doğumundan çok önce kurulan üçüncü kişi şirket nezdinde yapılan hacizde, borçluya ait bilgi ve belge bulunmamasının ve borçlunun, şirket yetkilisi eşinin yarında mücerret bulunmasının alacaklı lehine sonuç doğurmayacağı gerekçesi ile İİK'nın 99 uncu maddesine göre haczin yapıldığının kabulü gerekirken, aksine memur kararı yerinde görülmeyerek şikayetin kabulüne, 17.06.2021 tarihli istihkak iddiasının İİK'nın 96-97 nci maddesine göre tesis edilmesine ilişkin memur işleminin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Alacaklı istinaf dilekçesinde; borçlu .....,'in haciz mahallinde hazır olmasının, iş yerinin borçlu tarafından işletildiğinin kanıtı olduğunu, komşu işletmeye bu işletmenin kim tarafından işletildiği sorulduğunda ... cevabının alındığını, borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında organik bağ olduğunu, üçüncü kişi şirket yetkilisi ...'in borcun doğumundan sonra şirkete ortak olduğunu, haciz esnasında mahale ilk gelindiğinde mahalde hazır bulunan şahsa borçlu ... sorulmuş olup kendisinden ilgili ismi tanımadığı cevabı alındığını, daha sonra mahalde borçlunun eşi olan ...'e, mahalde hazır bulunan bu kişinin eşi olup olmadığının sorulması üzerine ...'in mahalde bulunan kişinin eşi ... olduğunu beyan ettiğini, akabinde bu kişiden kimlik göstermesi istenildiğini ancak şahsın kimlik göstermekten imtina ettiğini ve bu hareketlerinin haciz memuru tarafından tutanağa geçirildiğini, sunulan evrakların sonradan düzenlenebileceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haczin yapıldığı adresin üçüncü şahsın adresi olduğunun ticaret sicil kayıtlarından anlaşıldığı, haciz sırasında borçluya ait bir evrakın bulunmadığı, üçüncü kişi şirketin yetkilisi ... ile borçlunun karı koca olduğu, ...'in üçüncü kişi şirketin tek ortağı olduğu, borçlu Salih'in yetkili ya da ortaklık üzerinden üçüncü kişi şirketle bir bağlantısının bulunmadığı, üçüncü kişi şirketin kuruluş tarihinin 2004 olduğu, faaliyet alanı, kuruluş tarihi, haczedilen mahcuzların niteliği ve ödeme emrinin de haciz mahallinden başka bir adreste tebliğ edildiğini gösterir kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde, artık İİK'nın 97 nci madde de ifadesini bulan mülkiyet karinesinin davacı yararına olduğu, alacaklının dayandığı olguların şimdilik üçüncü kişi yararına olan bu karineyi hükümden düşürecek nitelikle bulunmadığı, mahkeme hükmünün usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı, istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, üçüncü kişinin, haczin İİK’nın 99. maddesine göre yapılması yerine İİK’nın 97. maddesine göre yapılarak takibin devamına ve talikine ilişkin karar verilmek üzere dosyanın İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair İcra Müdürlüğü kararının kaldırılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK’nın 96, 97 ve 99. maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü hususların istihkak davasında tartışılması gereken hususlar olduğunun anlaşılmasına, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/10047, K. 2023/2676, T. 24.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2022-10047-e-2023-2676-k-68bc89720f0f