Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/4989 E. 2026/5885 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/4989
Karar No
2026/5885
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/189 E., 2026/851 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 24.03.2026 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ile tutukluluk nedeniyle 400.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 21.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, maddi tazminat yönünden şartları oluşmadığından reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 21.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde manevi tazminat miktarı olarak yazılı "20.000,00" ibaresinin çıkartılması ve yerine "14.000,00" ibaresinin yazılması; vekalet ücretine ilişkin (4) numaralı hüküm fıkrasında yazılı "2.400,00" ibaresinin çıkartılması ve yerine "1.680,00" ibaresinin yazılması sureti ile düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminata eksik hüküm olunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada talebinin, maddi tazminat yönünden şartları oluşmadığından reddine, manevi tazminat yönünden ise kısmen kabulü ile 140.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 21.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat davasının kabul edilmesi gerektiğine, üzerine atılı suçun niteliği, mesleği ve aile yaşamındaki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen manevi tazminatın yetersiz ve vekalet ücretinin hatalı olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat koşullarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/123118 sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 21.07.2017 - 28.12.2017 tarihleri arasında 160 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yürütülen soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 16.04.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebine yönelik davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti edilmesi gerekirken fazla manevi tazminata hükmedilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/4989, K. 2026/5885, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-4989-e-2026-5885-k-afdd73d80470