Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/3722 E. 2026/4953 K. – Defter, Kayıt

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/3722
Karar No
2026/4953
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/5069 E., 2019/5361 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İTİRAZA KONU KARAR : İnceleme dışı bırakılması

Sanık hakkında yapılan yargılama sonunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi tarafından sahte belge kullanma ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından verilen hükümlerin katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 10.03.2026 tarihli ve 2025/2660 Esas, 2026/2507 Karar sayılı kararı ile katılan vekilinin 03.10.2019 tarihli temyiz isteminin "defter, kayıt ve belgeleri gizleme" suçuna yönelik olduğu anlaşılmakla; sahte belge kullanma suçu yönünden kurulan hüküm inceleme dışı bırakılarak defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca reddine, karar verildiği,

Anılan karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308/1 maddesi uyarınca" ... Katılan vekilinin 02/10/2019 sayılı dilekçesinin incelenmesinde, dilekçenin 5. ve 6. paragraflarında belirtilen "Görüldüğü üzere yasa maddesinde defter belgelerin ibraz edilmemesi suç olarak tanımlandığı halde dava konusu yerel mahkeme kararında sanık üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle yerel mahkeme hükmünün bozulması ve sanığın cezalandırılması gerekmektedir." şeklindeki tabirlerle, defter ve belgeleri gizleme suçundan kurulan hükmün temyiz edildiği ve bu nedenle bu hükmün Yüksek Dairece incelemeye konu edildiği anlaşılmış olup bu konuda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Ancak dilekçenin 1. paragrafında "sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve sanığın beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" belirtilmiştir. Bölge adliye mahkemesi tarafından mahkumiyet kararı kaldırılıp unsur yokluğundan beraat kararı verilen hüküm sahte belge kullanma suçuna ilişkin olduğuna göre, bu hükmün de temyize konu edildiği konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.

Dolayısıyla sanık hakkında sahte fatura kullanmak suçundan kurulan hükümlerin de temyize konu edilmesi yerine, bu hükümlerin temyiz edilmediği gerekçesiyle inceleme dışı bırakılmasına ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunduğu düşünülmüştür. " gerekçesiyle yapılan itiraz üzerine dava dosyası, aynı Kanun'un 308/2 maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Dosya içeriğine ve Dairemizin kararındaki gerekçeye göre; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmediğinden KARARIN DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 308/3 üncü maddesi uyarınca itiraz konusunda karar verilmesi için dosyanın YARGITAY CEZA GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE,

12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/3722, K. 2026/4953, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-3722-e-2026-4953-k-1ecacfd39c3d