Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/3188 E. 2026/5699 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3188
- Karar No
- 2026/5699
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/121 E., 2023/422 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : 1-Sanık ... hakkında; zamanaşımı nedeniyle düşme 2-Sanıklar ... ve ... hakkında; beraat 3-Sanık ... hakkında; mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama- Düzeltilerek onama
Dairemizin bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükümlerin sanıklar ... ve ... müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2015 tarihli ve 2014/240 Esas, 2015/93 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2. Hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.03.2022 tarihli ve 2020/784 Esas, 2022/1859 Karar sayılı bozma ilamı ile ;" Dava konusu III. Derece doğal sit alanı içerisindeki 1 31... parsel nolu taşınmazın tapuda Uzungöl Kuran Kursu Yaptırma Yaşatma ve Öğrenim Gençliği Yardım Derneği adına kayıtlı olduğu, sanığın söz konusu derneğin başkanı olduğu, dernek adına dava konusu yerde izinsiz olarak Kuran Kursu binası inşasına başlanması nedeniyle 16/01/2014 tarihli tespite dayalı olarak hakkında 20/03/2014 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, bahse konu eylemine ilişkin olarak Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/60 Esas sayılı dosyasında 12/06/2014 tarihinde icra edilen keşifte, kolluk kuvvetlerince 16/01/2014 tarihinde yapılan görgü ve tespitte izinsiz inşai müdahalenin temel kazısı bitmiş, zemine beton atılmış ve dökülecek betonlara kalıp olmak üzere tahtalar dikilmiş vaziyette görülmesine karşılık, keşifte, tuğlası ile birlikte karkas kısmı tamamlanmış olan dört katlı betonarme bir bina inşa edildiğinin tespit edildiği, mahkemece 15/07/2014 tarihinde sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın Dairemizce onanarak kesinleştiği, sanığın aynı gün 15/07/2014 tarihinde dernek yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığından istifa eder dilekçesini derneğe sunduğu ve aynı gün istifasının kabul edildiği, Eldeki kamu davasının ise 26/06/2014 tarihli yapı tatil zaptına dayalı olarak, sanığın eylemine devam ettiğinden bahisle açıldığı, sanığın savunmasında, ilk iddianame tarihinden sonra inşaata devam edildiğini, ilk dosyada hakkında mahkumiyet kararı verildiği gün dernek başkanlığı ve üyeliğinden istifa ettiğini, ilk dava açıldıktan sonra inşaatla hiçbir şekilde ilgilenmediğini, inşaatın devam etmesi konusunda karar alma yetkisinin yönetim kuruluna ait olduğunu, tek başına karar alma yetkisi olmadığını ileri sürdüğü, mahkemece 14/10/2014 tarihli duruşmada dernek yönetim kurulu üyeleri ve yeni başkanı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmakla, suç duyurusunun akıbeti araştırılarak kamu davası açılması halinde eldeki dosya ile birleştirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında Çaykara Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/806 soruşturma nolu ve 28.04.2016 tarihli iddianamesi ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/100 Esas sayılı dosyasının eldeki dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
4. Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2023 tarihli ve 2022/121 Esas, 2023/422 Karar sayılı kararı ile 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine, sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62/1, 52/2, 51/1-3-7-8. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, sanık ... hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkında verilen düşme kararının, sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat kararının yerinde olmadığına, sanıkların cezalandırılması gerektiğine, sanık ... hakkında cezanın alt sınırdan tayin edilmesinin yerinde olmadığına ve resen belirlenecek diğer nedenlerle de hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri; beraatlerine karar verilen sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, sanıkların olay tarihinde .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi, 1 31... parsel numaralı taşınmazda gerekli izinleri almaksızın inşa faaliyetlerinde bulundukları iddiasıyla atılı suçtan cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davası kapsamında, yargılama konusu yapılan yerin .. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 04.12.1998 tarihli ve 3332 sayılı kararı ile I. ve III. derece doğal sit alanı sınırları içerisinde kaldığı, anılan kararın 15.02.1999 tarihinde askıya asılmak ve hoparlörden okunmak suretiyle ilan edildiği, esasen Kur'an kursu inşası için teşekkül eden derneğin yönetim kurulunun yargılama konusu taşınmaz üzerinde inşaat yapılması ve inşaatı yapacak olan firma ile sözleşme yapılması kararlarını almasıyla eldeki yargılama konusu inşa faaliyetlerinin başladığı, 15.09.2013 tarihinde; genel kurulun, yönetim kurulunu, yönetim kurulunun da sanık ...'ü yetkilendirmesinin karara bağlandığı, 01.11.2013 tarihinde ise inşaatın 29.10.2013 tarihli sözleşme ile ilgili firmaya bedel karşılığı verildiğinin karara bağlandığı, inşa faaliyetlerine 15.09.20 13... .11.2013 tarihli kararlarla başlandığı ve buna göre; bildirilen tarihli kararlarda imzası bulunanların esasen sorumlu kişiler olduğu, bu kapsamda; sorumluların sanıklar ... ve ... oldukları sonucuna ulaşıldığı, ana dosyada sanık ... yönünden; sanığın üzerine atılı suçta eylem tarihinin 26.06.2014 olduğu, bozmadan evvel yapılan yargılama sırasında sanığın savunmasının 14.10.2014 tarihinde alındığı, 10.03.2015 tarihli karar ile sanığın beraatına karar verildiği, buna göre zamanaşımını kesen son işlemin sanığın mahkeme tarafından savunmasının alındığı 14.10.2014 tarihi olduğu, bu tarihten sonra zamanaşımını kesen ya da durduran başka herhangi bir işlemin bulunmadığı, sanığa yüklenen suç yönünden öngörülen cezanın miktarı ve üst sınırı itibarıyla tabi olduğu aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımı süresi dikkate alındığında; zamanaşımını kesen 14.10.2014 tarihinden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle sanık ... hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, sanık ... yönünden; anılan sanığın özetle; "...inşaatın devam etmesi için herhangi bir şekilde irade beyanının bulunmadığını, sadece 2017 yılındaki seçim toplantısında toplantıya katıldığı gerekçesiyle imza attığını, bunun dışında yapılan inşa faaliyetlerinin hiçbir aşamasında görev almadığını..." savunduğu, sanık ... yönünden; anılan sanığın özetle; "...inşa kararını 2013 yılında eski yönetimin aldığını, kendisi yönetime geldiğinde inşaatın %80-90'ının bittiğini, cami imamı olduğunu, inşaat yapma görevinin olmadığını, inşa faaliyetlerinin hiçbir aşamasında görev almadığını..." savunduğu, sanıkların üzerine atılı suç yönünden suçlamaları kabul etmemeleri ve yukarıda bildirilen kararlarda imzalarının bulunmaması ve savunmalarının aksine cezalandırılmalarını gerektirir kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle sanıklar ... ve ...'in beraatlerine, sanık ... yönünden; yukarıda bildirilen kararların alınması ve inşa faaliyetlerinin başlayarak bitirilmesinde sorumlu olduğu, aşamalarda yapılan keşif icrası ve hazırlanan bilirkişi raporuna göre izinsiz olarak yapılan Kur'an kursu binasının; betonarme tarzda inşa edildiği, kalıcı özellikte olduğu, yapının keşif günü itibari ile aktif olarak kullanıldığı, inşaat faaliyetlerinin tamamlandığı, yapıda inşaat faaliyetlerinin ilk mühürleme tarihinden itibaren sürekli olarak devam ettiği, son tespit günü olan 15.12.2015 tarihinden sonra ve keşif günü olan 16.03.2017 tarihinden sonra seviye değişikliği olmadığı, sanık ...'in 2863 sayılı Kanun kapsamında III. derece sit alanlarında hâkim bitki örtüsünün ve doğal yapının korunması amacıyla alınması gerekli izinleri almadan ve onay işlemlerini tamamlamadan yargılama konusu Kur'an kursu binasını inşa ettiği, bu şekilde üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğu gerekçesiyle sanık ...'in cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR 1-Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılama sonunda sanık hakkında açılan kamu davasının, zamanaşımının dolduğu gerekçe gösterilerek düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
3-Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Açısından Sanıklar müdafiinin temyiz isteminin yalnızca vekalet ücretine ilişkin olup, sanıklar müdafiinin temyizi yönünden vekalet ücreti ile sınırlı yapılan incelemede;
Haklarında beraat kararı verilen ve kendilerini vekil ile temsil ettiren sanıklar ... ve ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlı Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasına "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak beraat eden ve kendilerini vekil ile temsil ettiren sanıklar ... ve ... verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Çaykara Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.06.2026 tarihinde karar verildi.