Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/1965 E. 2026/4734 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1965
Karar No
2026/4734
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/465 E., 2021/1279 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı ... katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gerekçeli kararın davacının tazminat davasında ve istinaf başvuru dilekçesinde bildirdiği en son açık adresi yerine doğrudan mernis adresine tebliğ edildiği ve tebligatın usulsüz olduğu tespit olunarak davacının temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince verilen maddi tazminata ilişkin esastan ret kararının kesin olduğu belirtilmiş ise de, temyiz kesinlik sınırının davacı tarafından talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarının toplamının reddedilen kısmı üzerinden, davalı bakımından ise kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarının toplamı üzerinden değerlendirileceği, maddi tazminat ve manevi tazminat bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılamayacağı kabulü ile yapılan incelemede, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 28.550,00 TL maddi ve 120.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 17.08 2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafından temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda "karara ne kadar süre içerisinde itiraz edilebileceği, haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle maddi manevi tazminat davası açma hakkının bulunduğu ve tazminat davasının hangi sürede açılacağının" belirtilmemiş olması karşısında kararın yasada belirtilen tüm unsurları taşımadığı, bu durumda davacının tazminat talebine yönelik davanın süresinde açıldığının kabulü gerekeceğinden bahisle Yerel Mahkeme hükmü kaldırılarak 7.935,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın 17.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, kararın davacı ... katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri; suçlamanın niteliği ve üzerindeki olumsuz etkileri dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, soruşturma aşamasında vekil ile temsil edilmiş olmasına rağmen vekalet ücretine hükmolunmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddedilmesi gerektiğine, eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğuna, hükmolunan tazminat miktarlarının fahiş olduğuna, davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine, ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/25983 soruşturma numaralı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 17.08.2016-16.02.2017 tarihleri arasında 183 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 25.08.2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, kovuşturmaya yer olmadığı kararının 11.09.2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara karşı tebliğinden itibaren 15 gün içerinde itiraz etme hakkı bulunduğu, itiraz edilmezse tebliğinden 15 gün sonra kesinleştiği, yapılan tebligatın davacının ikametgah adresine (mernis şerhi konulmadan) çıkarıldığı,haber kağıdı kapısına yapıştırıldığı ve komşusuna haber verilerek mahalle muhtarına teslim ile tebliğ edildiği bu haliyle tebligatın usulüne uygun olduğu anlaşılmış; buna göre kararın 11.09.2017+15gün=26.09.2017 tarihinde kesinleştiği, davanın da kesinleşmeden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 13.09.2019 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesince "Davacının üzerine atılı" silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiği, 26/09/2017 tarihinden CMK 142 maddesinde belirtilen 1 yıllık süre geçtikten sonra tazminat davası açılmış olmakla birlikte anılan KYOK'ında "karara ne kadar süre içerisinde itiraz edilebileceği, haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle maddi manevi tazminat davası açma hakkının bulunduğu ve tazminat davasının hangi sürede açılacağının" belirtilmemiş olması karşısında KYOK'nın yasada belirtilen tüm unsurları taşımadığı, bu durumda davacının tazminat talebine yönelik davanın süresinde açıldığının kabulü gerekeceğinden" gerekçesiyle Yerel Mahkeme hükmü kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Her ne kadar davanın süresinde açıldığı ve yasal şartların oluştuğundan bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelere göre davacı hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının usulüne uygun olarak tebliği üzerine itiraz olmadığından 26.09.2017 tarihinde kesinleşeceği, kesinleşen kararın davacıya tebliğ edilmediği, CMK'nın 142/1. maddesi uyarınca karar ve hükümlerin kesinleşmesinin ilgisine tebliğinden itibaren 3 ay, her halde kesinleşmeden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılması gerektiği, buna göre 13.09.2019 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı, hak düşürücü sürenin kamu düzenine ilişkin olduğu ,belirtilen hususların re'sen göz önünde bulundurulacağı anlaşılmakla, davanın süre yönünden reddi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/1965, K. 2026/4734, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-1965-e-2026-4734-k-5856b7934bd0