Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/7876 E. 2026/4821 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/7876
- Karar No
- 2026/4821
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1929 E. - 2025/459 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, anılan Kanunun 74/1-2. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 51/1-3, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 51/1-3, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesi uyarınca en üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, eksik ceza tayini ile cezanın ertelenmesine karar verilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Olay günü saat 13.50 sıralarında ... Mevkiinde kaçak kazı yapıldığı ihbarının alınması üzerine olay yerine intikal eden kolluk kuvvetleri tarafından sanık ... 'nun yakalandığı, temyiz dışı diğer sanıkların olay yerinden kaçtıkları, kazı mahallinden kürek, kazma, dinamit lokumu, 10 metre uzunluğunda kablo, akü, bir litre yağ bidonu, hilti ele geçirildiği, yapılan incelemede kayaların delinerek içlerine patlayıcı madde yerleştirildiğinin belirlendiği, sanığın savcı huzurunda alınan beyanında atılı suçu işlediğini ikrar ettiği, yapılan keşif sonucu tanzim edilen bilirkişi raporunda, kaçak kazı çukurunda kültür varlığı bulma açısından yeterli derinliğe ulaşıldığı, söz konusu alanda Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 6. maddesinde tanımlanan taşınmaz arkeolojik kültür varlıklarından olan yarı işlenmiş mermer mimari ögeler bulunduğu, kazı yapılan alanın 1. derece arkeolojik sit alanı özelliği gösterdiği belirtilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, sanığın 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümlesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, "Dosya içeriğindeki müze raporu ve 9 Haziran 2023 tarihli bilirkişi raporundan İlk Derece Mahkemesi kararında da anlatımı yapıldığı üzere yarı işlenmiş mermer mimari ögelere rastlanılan suç mahallinin 2863 sayılı yasanın 6. maddesi kapsamında kaldığı, korunması gerekli kültür varlıklarının yok edilerek özgünlüğünün bozulmasına neden olunduğu ve kaçak fiziki müdahale ile oluşan tahribatların geri dönüşümü mümkün olmayan zarara sebep olduğu, bu açıklamalar çerçevesinde tescil ve sit kararı bulunmayan kaçak kazı yapılan yerin eski eser alanı olduğu ve 2863 sayılı yasa kapsamında olduğunun, tescil ve sit kararının belirlenmesi için ilgili müze ve bölge kurullarının henüz çalışma yapmadığının anlaşıldığı, sanıkların kültür varlığı bulmak amacıyla 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli kültür varlığı niteliğini haiz yerde kazı yaptıklarının ve zarar verdiklerinin sabit olduğu, tescil edilmemiş olsa dahi 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli kültür varlığı niteliğini haiz yerde yapılan olayda 74/1-2. cümle uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğu" değerlendirilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılıp sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1-1. cümlesi uyarınca mahkûmiyet hükmü tesis edilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Tire 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2026 tarihinde karar verildi.