Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/5631 E. 2025/7532 K. – Taksirle Yaralam
Konu: Taksirle Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5631
- Karar No
- 2025/7532
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Yaralama
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/503 E., 2025/239 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine ilişkin kararın katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 24.05.2021 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada sanıklar hakkında taksirle yaralama suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine ilişkin verilen kararın katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09.11.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası mahkemece sanıklar hakkında soruşturma ve kovuşturma şartının gerçekleştirilmesini beklemek üzere kamu davasının durmasına karar verildiği, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 2024/336 Esas, 2024/943 Karar sayılı ilamı ile sanıklar hakkında soruşturma izni verilmesi üzerine yapılan yargılama sonunda olağan zamanaşımı süresi olan 8 yıl dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle sanıklar hakkındaki davanın 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiş, karara karşı katılanlar vekilinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz isteği; zamanaşımını kesen ve durduran nedenlerin dikkate alınmadığına, soruşturma izni verilmesinin zamanaşımını kesen sebepler arasında olduğuna, suçun niteliği ve sürecin zamanaşımı hesaplamalarına etkisinin tartışılmadığına, dosyanın esasına girilerek sanıkların cezalandırılmasına karar verilmesi amacıyla yargılamaya devam edilmesine, Adli Tıp Kurumu ve ilgili uzman bilirkişilerden detaylı rapor alınarak dosyanın yeniden değerlendirilmesine, amanaşımı hükümlerinin yanlış uygulanması nedeniyle bozma kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece bozma üzerine yürütülen yargılama neticesinde; sanıklar ..., ... ve ... hakkında taksirle yaralama suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanıkların üzerilerine atılı suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde 8 yıl olarak düzenlenen olağan dava zamanaşımına tabi olduğu, yapılan incelemede; TCK'nın 67/2 maddesine göre zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların savunmasının alındığı tarih olan 26/06/2015 tarihinde kesildiği, ayrıca soruşturma izni için mahkemece verilen durma kararının kesinleştiği 28/03/2023 tarihi ile soruşturma izni verilmesine yönelik Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 2024/336 Esas, 2024/943 Karar sayılı ilam tarihi olan 28/03/2024 tarihi arasında 1 yıl süre ile durduğu, başkaca zamanaşımı süresinin durması ve kesilmesi nedeni bulunmadığı, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan son savunmanın alındığı tarihten karar tarihine kadar gerçekleştiği gerekçesiyle sanıkların üzerine atılı taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesi uyarınca ayrı ayrı düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanunun 66/1 (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, TCK'nın 67/2 (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, sanıkların 12.06.2015 tarihli savunması olduğu gözetildiğinde, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, mahkemece verilen durma kararının kesinleştiği 28.03.2023 tarih ile Ankara Bölge İdare Mahkemesinin soruşturma izni verilmesine yönelik 28.03.2024 tarihli kararı arasındaki durma süresi de göz önüne alındığında olağan zamanaşımı süresinin karar tarihinden önce dolduğu anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, Mahkemenin dava zamanaşımının dolmuş olduğuna ilişkin hükmünde, katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.