Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/3062 E. 2025/6839 K. – Defter, Kayıt
Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3062
- Karar No
- 2025/6839
- Karar Tarihi
- Konu
- Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/106 E., 2022/188 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanığın üzerine atılı defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan beraatine karar verilmiş, katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 11.01.2021 tarih 2017/483 Esas, 2021/54 K sayılı ilamı ile ".. sanığın işyerinin tebligat tarihinde faal olup olmadığı araştırılıp, sanığın savunması alındıktan sonra, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 139/2. maddesindeki, incelemenin dairede yapılmasına imkan veren istisnalardan birisinin varlığının, tebligat tarihinden önce tespit edilip edilmediğinin vergi dairesinden sorulması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile beraat hükmü kurulması.." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar vermiş, bozma üzerine ilk derece mahkemesince sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; beyanlar ve deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın defter ve belgeleri incelemeye ibraz etmeyerek üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğundan cezalandırılması gerekirken beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 139 maddesinde belirtilen istisnaların bulunmadığı, Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususa yönelik olarak vergi dairesinden alınan bilgi içeriği, vergi suçu raporu ile ekindeki vergi inceleme raporları içeriğinden, ticari faaliyetine devam ettiği anlaşılan sanığa defter ve belgelerin ibrazı için yapılan tebligatın, işyerinde 07/10/2013 tarihinde yapıldığı, 213 sayılı Kanunun 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenmediği anlaşılmakla, yapılan tebligatın hukuki geçerliliğinin bulunmadığı, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile beraatine dair karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; İlk Derece Mahkemesince yazılan 26.02.2021 tarihli müzekkereye istinaden gelen Hopa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 18.03.2021 tarihli yazısında; "...faaliyetini 30.09.2013 tarihi itibariyle re'sen terk ettiği,.." denilmesi, sanığın 14.02.2014 tarihli kolluk ifadesindeki beyanında "..4 aydır işyerimi çalıştırmamaktayım.." şeklindeki beyanı ile suçun unsuru olan istem yazısının sanığa tebliğ edildiği 07.10.2013 tarihinde iş yerinin faal olmadığı ve sanığa yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu, böylece suçun tüm unsurları itibariyla oluştuğu ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hakkında beraat hükmü kurulması, 2.Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun'un 4. ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin 3, 4, 5. ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun'un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Hukuka aykırı olup, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.09.2025 tarihinde karar verildi.