Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/2522 E. 2025/6482 K. – Defter, Kayıt
Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2522
- Karar No
- 2025/6482
- Karar Tarihi
- Konu
- Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2259 E., 2019/2182 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62, ve 5271 sayılı Kanun'ın 231/5. maddesi uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karara karşı katılan vekilinin itirazı üzerine 03.11.2015 tarihinde kesinleştirildiği, Gebze 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22.05.2019 tarihli 2018/199 Esas ve 2019/250 Karar sayılı ilamı ile sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde 23.01.2017 tarihinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanması ile sanığın 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62. ve 53. Maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; istinafta ancak hükmün açıklanması şartlarının oluşup oluşmadığı bakımından ve usul bakımından yapılabilecek olduğunu, açıklanması geri bırakılan ve kesinleşen hükmün incelemeye alınmasının usul ve esas yönünden yasaya aykırı olduğuna ve ayrıca toplanan deliller suçun sübutuna yeter nitelikte olduğu halde sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler ve sanığın savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; İlyasbey Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 797 034 0197 vergi kimlik numaralı mükellefi olan şirket yetkilisi olan sanığın, vergi incelemesi amacıyla 2009, 2010, 2011 takvim yıllarına ait defter ve belgelerin ibrazı istemini içeren 03.09.2014 tarihli istem yazısının 04.09.2014 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın yasal süre içerisinde bu yıllara ait defter ve belgeleri ibraz etmediği, bu şekilde atılı suçu işlediği kabulü ile hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 139. maddesinde incelemenin nerede yapılacağı hükmü düzenlenmiş olup; bu maddeye göre vergi incelemesinin esas itibariyle incelemeye tabi olanın işyerinde yapılacağı, işyerinin müsait olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin yerinde yapılması imkansız olur yada mükellef ve vergi sorumluları talep ederlerse inceleme işleminin Vergi Dairesi'nde yapılabileceği açıkça belirtilmiştir. Kanuni düzenlemeden açıkça anlaşılacağı üzere esas kuralın vergi incelemesinin mükellefin işyerinde yapılmasıdır. Buna iki istisna getirilmiş olup birincisi mükellefin veya vergi sorumlusunun dairede inceleme yapılmasını talep etmesi, diğeri ise işyerinin elverişli olmaması, ölüm, işin terk edilmesi gibi hallerin bulunması ve bunun tespit edilmesidir. Dosya kapsamı, vergi inceleme raporları ve ekindeki tutanaklar incelendiğinde; sanığın işyerinin faal olduğu, bu nedenle 213 Sayılı Yasanın 139. maddesinde düzenlenen terk unsurunun bulunmadığı, sanığın Vergi Dairesi'nde inceleme yapılmasına ilişkin herhangi bir talebinin de bulunmadığı, bu haliyle sanığa isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 5271 sayılı CMK’nın 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03.11.2015 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 23.01.2017 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Gebze 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.