Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/3020 E. 2025/7114 K. – Defter, Kayıt
Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3020
- Karar No
- 2025/7114
- Karar Tarihi
- Konu
- Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1401 E., 2021/660 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi, sanık müdafiinin temyiz isteminin düzeltilerek esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 5237 sayılı Kanun'un 62. ve 53. maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile sanık müdafiinin sadece avukatlık ücretine yönelik olan temyiz isteminin düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz istemi; hükme esas alınan raporların birbiri ile çeliştiği, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, usul ve yasaya aykırı beraat kararının bozulmasına ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz istemi; müvekkili lehine beraat kararı verilmesine rağmen lehe vekalet ücretine hükmedilmemesinin açıkça yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 28/05/2020 tarihli üçlü bilirkişi raporuna göre sanık ...'ün defter isteme yazısının tebliğ tarihi olan 04/12/2013 tarihinde kulüp başkanı olması nedeni ile, varlığı noter tastik kayıtları ile sabit olan 2012 hesap dönemine ilişkin defter ve belgeleri ibraz etmeme nedeni ile 213 sayılı VUK'nun 359/a-2 maddesi kapsamında sorumlu olduğu, 2013 yılına ilişkin yasal defterlerin mevcudiyetine ait bilgisinin olmadığı, sanık hakkında atılı 2013 yılı için 213 sayılı VUK'nun 359/a-2 maddesi kapsamında sorumlu olduğu anlaşılmakla sanığın üzerine atılı olan suçu işlediği kabulü ile hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; sanık ...'in ... Spor Kulübü Derneği İktisadi İşletmesi 'ne ( spor kulübüne) 25/11/2013 'de Başkan olmasının akabinde yaklaşık 10 gün sonra 04/12/2013'de işletmenin 2012, 2013 yasal defter ve belgelerini yasal süresi içerisinde ibraz etmesi için idarece kendisine defter- belge isteme yazısının tebliğ edildiği, sanık ... 'ün kendi yöneticilik dönemi ile ilgili olmayan bu itibarla sorumluluğu bulunmayan detfer-belgeleri ibraz etmemesinde herhangi bir menfaati bulunmayacağı gibi defter- belgelerin tutanakla sanık ...'e devredildiğine ilişkin de dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, bu itibarla sanık ...'in atılı suçtan kasıt yokluğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararının kaldırılması ile sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR 1.Sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince 2013 takvim yılında sahte belge düzenleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi delâletiyle aynı Kanun’un 303/1-a. maddesi uyarınca kasıt yokluğundan beraat kararı verilmiş ise de; mevcut delillerin yeniden değerlendirilmesi suretiyle yeni bir hüküm kurulup İlk Derece Mahkemesinin olaya ilişkin kabulünden farklı olarak beraat kararı verilmesinin, 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a. maddesi kapsamına girmediği ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g. maddesine göre duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması suretiyle yapılabileceği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi, 2.Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunun oluşabilmesi için, bunların vergi incelemesi amacıyla ibrazının istenmesi ve tebliği gerektiğinden, dosya kapsamından varlığı anlaşılan ve tebliğ edildiği belirtilen 08.11.2013 tarihli isteme yazının ve tebliğ evrakının aslı veya onaylı örneği temin edilip hangi yıllara ilişkin defter ve belgelerin hangi amaçla istendiğinin tespit edilmesi, 3.Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunun, varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit ve saklama mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin vergi incelemesi amacıyla istenildiğinde ibraz edilmemesi ile oluştuğu dikkate alındığında; inceleme için istenen defter ve belgelerin varlığına dair noter tasdik bilgisi veya başkaca tespitlerin bulunup bulunmadığı ilgili idareden sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması, 4.Suçun sübutu halinde, hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4. ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. 3, 4, 5 ve 6. fıkraları uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, açıklanan nedenlerle katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.